Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa: Anasayfa arrow Haberler
Haberler
Örgütlülük Üzerine / Şenol Özsoy

Sayin Baskan,

Değerli Yönetim Kurulu Üyeleri,

Dogrulari ve gercekleri bizimle paylastiginız icin tesekkur ederim

Yazinizı okudum katilmamak elden degil

ne yazikki  vurdum duymazlik, bana nelik, sorumsuzluk hayatimizda

hep oldu olacaktir duyarsiz ve orgutsuz bir toplum'un gelecegi hep karanlik olmaktan baska bisey degildir.Orgutlu ve duyarli olmamiz icin  basta  kulturumuze gelenkelerimize  ve degerlerimize  sahip cikmamiz gerek ama  malesef seninde dedigin gibi sinifta kaldigimiz icin bu sorunlari yasiyoruz .Ama keske ilk ve son sinifta kalisimiz olsa daha oncede  defalarca sinifta kaldigimizi goruyoruz.

Yinede umutsuz olmayacagiz guclu bir dayanisma birlikte  orgutlenme  kardesce yasamak umuduyla hepinizi selamlar basarilar dilerim.

saygilarimla .

Senol OZSOY

 
Orada bir Köy Var... Ali Dincdogan

Orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür….

“O köyün” bizim köyümüz olarak kalması için herkesin birşeyler yapması gerekir.  Yatırımların ve iş olanakların olmadığı bir köyü, ayakta tutmamız olası değildir.

Köyümüzü kurtarmamız için bir takım yatırımların yapılması düşüncemi sizlerle paylaşmak istedim. Bu yatırımların nasıl yapılması gerektiğine de hep beraber çözümler bulmamız gerektiğine inanıyorum.

Buna göre:

1.Köyün eski okulunun yerini  ve bahçesini “aile parkı” yapmak. Yerler çimenlensin, çam ağaçları, çiçekler ve güllerle donatılsın, ortasına ufak bir havuz (suyu motorla devir daim edecek şekilde) konsun. Burası yap işlet devret modeli ile kiraya verilmeli, market, lokanta olarak işletilmelidir. Çalıştıran kişiler çay, kahve, çorba, ızgaralık yemekleri yapabilmelidirler. Bunlar mevsimlik te olabilir. Herkes (özellikle dışardan gelenler) buraya ailesi ve sevdikleriyle gider oturur, eğlenir ve gereksinimlerini giderirler. Bu yolla da iki yönlü kazanç sağlanmış olur...

2.Mevsimlik OFİS yapılmalı, buğday, nohut ya da o mevsimde yetişen ne varsa satın alınmalı değerlendirilmelidir. Çorum derneğimiz ve tüccarlar aracılığı ile de değerlendirilebilinir. Hem burada çalışan işçilere kazanç sağlanmış olur, hem de sigortaları ödenerek geleceklerine katkıda bulunulmuş olunur ve böylece göçün önüne de durulmuş olunur (en azından yavaşlatılmış olunur)....
3.Çoruma ve diğer şehirlere göç eden köylülerimizin köye dönüşünü çekici hale getirmek için, öncü rolü oynanmalı. Hayvancılık vb gelir kaynakları teşvik edilmeli gereken yardımların sağlanması için uzman bir kadro oluşturulmalı.
Öğrencilere, gidip gelmeleri  için araç tahsis edilmeli, şehirdeki kira masrafını bununla karşılaştırmalı ve ona göre çözüm yolları aranmalıdır...Göçün durudurulması için herkesin seferber olması, köylünün toprağına ve ana yurduna hor bakmasının önüne geçilmeli ve onların kazanlarını artırabilmeleri için çözümler bulunmalıdır...

4.Köyde bir “yaşlılar yurdu” yapılmalı ve böylece köylüye iş olanağı yaratılmalıdır. Devlet ve diğer kurumlardan yardım ve destek sağlanarak, o bölgede sağlık ve bakım amaçlı (KUR BÖLGESİ) oluşturmalı. Hayvancılık (arıcılık,tavukçuluk, vb), bahçıvancılık konularında insanlarımızın eğitilmesi ve o kurumlarda çalıştırılması sağlanmalıdır.

Bunlar için, köyümüzün yerleşimi ve arazisi son derece uygundur. Duvari Hune (Kanlı Duvar) ya da Çarık bölgesi son derece  uygundur. Tabii ki seçimler bilir kişi raporlarına dayandırılmalıdır.

Bu yolla, hem yaşlılarımıza sahip çıkmış oluruz, hem de geleceğimize yatırım amaçlı bir katkı sunmuş oluruz. Köyümüzün boşalmasını önlemiş, köylümüze de iş olanakları yaratmış oluruz.

Düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim, okuduğunuz ve değerli yorumlarınız için şimdiden teşekkürler...

Saygılarımla!

Ali Dinçdoğan / Köln

 
Birlik ve mücadele kazandı!
 Birlik ve mücadele kazandı!
Gaziantep Çemen Tekstil işçilerinin 74 gün süren grevleri başarıyla tamamlandı.
Bu elbette, öncelikle Çemen Tekstil işçilerinin ve sendikaları DİSK’e bağlı Tekstil-İş Sendikası’nın başarısıdır.
Patronun sendikayla masaya oturmayı reddetmesiyle başlayan ve işçilerin işten atılmasıyla aynı zamanda işten atmaya karşı bir mücadeleye de dönüşen grev, patronun sendikayla masaya oturup işçilerin taleplerinin önemli bir bölümünü kabul etmesiyle bitti!
Elbette bu grev boyunca Çemen Tekstil işçileri, Tekstil Sendikası’nın çeşitli kademeden yöneticileri, mücadeleyi izleyen her sektörden Antepli işçiler ve emek çevreleri, çok şey öğrenmişlerdir. Bu mücadelenin neler öğrettiğini önümüzdeki günlerde Evrensel ayrıca ele alacaktır.
Kuşkusuz Çemen grevi, hem Gaziantep (Maraş, Adıyaman ve Urfa da dahil) tekstil işçilerinin mücadelesi ve sendikalaşmanın yeniden güç kazanması bakımından son derece önemli olmuş; hem de Türkiye’nin tüm sendikalaşma mücadelesi içindeki işçileri için çok önemli derslerle dolu bir grev olmuştur.
 
BİRLİK EN ACİL GÖREVDİR...
 BİRLİK EN ACİL GÖREVDİR...
Değerli site ziyaretçileri yaklaş üç haftadır ülkemizde gündem yıldırım hızıyla değişmekte ortalık toz duman kimin eli kimin cebinde belli değil kim yalan kim doğru söylüyor yandaş medyanın ters yüz etmesiyle perdeleniyor.
Şimdi sizi buradan Tekel işçilerinin Onurlu mücadelesine getirerek yargı kıriziyle neler yapılmak istendiğini paylaşmak istiyorum.
Değerli dostlar Türkiye Türkiye olalı böyle bir mücadele görmedi 68 kuşağı dediğimiz gençlik hareketi adeta bu günlerin temellerini o zamandan döşemişler emeklerinin boşa gitmiyeceğini o zaman görmüşler ve inanarak ser vermiş sır vermemişler 17 Yaşındaki erdal eren ince boynunu ipe verirken tekel direnişinin yolunu tam o zaman aydınlatmıştı .gençlik hareketinin öncülerini idamdan kurtarmak için kızılderede ölmek var Teslim Olmak yok demişlerdi.
Darağacına çıkanlarda asla pişman olmadıklarını Üretici köylü ve işçi sınıfı davasına bağlılığın manifestosunu tam o zaman yazmışlardı.
68 kuşağının Öncülerinden Denizin idam Sehpasındaki son sözleri Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye Yaşasın Halkların Kardeşliği diyerek sehpayı tekmelemişti.
 
Röportajlar

RöportajlarKöyümüzün ileri gelen isimleriyle zaman içerisinde yaptığımız röpartajları bu bölümde bulacaksınız.












 

Duyurular

ikinci özürlüleri bulusturma günü Dernegimizin destek ve katki sundugu Muhtarligimizin ve corum dernegimizin organize ettigi bulusma günü 06.06.2010 Pazar günü yapilacak. WMB Yetkilileri  (Almanya Rösrath`taÖzürlülere Barinma va Egitim sunan kurum )da Tekerlikli sandalye, yürüme aleti ve degisik hediyelerle  katkida bulunacaklarir. Ayrica gecen yil yaptiklari ziyarette cok menun olduklarini ve yeniden biraraya gelmek istediklerini Baskanimiz sayin İsmail Özşahine bildirmişlerdir. Bu vesile ile Başkanımız Çorum dernek basşkanımız sayın Niyazi Özmercan vede Köyümüz muhtarı Sayın Hüseyin Özsoyla irtibata geçerek gerekli organizasyonu yapmışlardır.
Köylülerimizin kendisini yanlız bırakmayacagını umut ediyor bu gezininde köyümüz ve köylülerimiz vede özürlülerimiz için bir umut ışığı olmasını temenni ediyoruz

GYYDK  Köln

ÖRGÜTLÜLÜK / İsmail Özşahin

AÇIKLAMA ve DUYURU

Köln, 09.05.2010

 Sample Image

Değerli Üyeler,
Sevgili Göpsenliler,

Üzülerekte olsa, son zamanda yaşamakta olduğumuz ve mahküm bırakıldığımız „DUYARSIZLIĞI, İLETİŞİMSİZLİĞİ, BANA NE'CİLİĞİ, SORUMSUZLUĞU hatta VURDUM DUYMAZLIĞI“ sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Değişik zamanlarda (yani sıkıntıların olmadığı herşeyin yolunda sanıldığı zaman) paylaşımdan, dayanışmadan, yoldaşlıktan, kardeşlikten, barıştan, mücadeleden, emekten, acılarlardan, siyasetten, kurtuluştan ve nice şeylerden söz ederek, kendilerinin bu mücadelerde var olduklarını, iyinin, güzelin ve doğrunun sürekli destekçisi olacaklarını, kötünün, yalanın, talanın ve sömürün karşısında ve takipçisi olacaklarını yineleyen bizler, üyelerimiz, Göpsenliler, dostlarımız ve sevenlerimiz ne yazıkki sınıfta kalmıştır. Hani hep diyorduk ya; „acılar ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalırlar, sevinçler ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalırlar“ ne yazikki bunu da yapamadık, bunu bile başaramadık….

Birliktelikten, dayanışmadan, paylaşımdan, … söz ettik, bölündük, parçalandık, azaldık ve güçsüzleştik… Bunuda başaramadık….

Eğitimden, okuldan, sağlıktan, başarıdan ve gelecekten, … söz ettik, birlikte çözebileceğimiz sorunları konuştuk, gelecek için umuttan söz ettik; olmadı „umutlarımıza“ kurşun yağdırdık….

Çocuklarımızdan, gençlerimizden, kadınlarımızdan ve onların özgür, güvenilir, sağlıklı geleceklerinden söz ettik; onların bir araya gelmemesi için sorunlar ürettik.

Dernek, dayanışma, güçbirliği dedik, o amaçla başımızı yola koyduk, sonunda „böl,parçala yönet“ oyununa kurban gittik.

Köyümüz, köylümüz, … dedik, onları da boylarına ve ceplerine göre gruplara ayırdık, yenilen yemeklerin kalitelerine göre isimlendirdik…

Bunların hiçbiri de yetmedi, düğün, cenaze ve kurbanlarımızı da sınıflandırdık. Ya kimimiz, o daha önce milletin efendisi olan „köylümüzü“ artık kendimizden saymıyoruz, ya da boyuna ve cebine göre önem grubuna yakıştırıyoruz. Bunu artık cenazelerimizde ve kurbanlarımız da da yapmaya başladık ve sonucununda nereye gideceğini tahmin edelim artık… Başkasının yıllarca beceremediğini kendimiz yapıyoruz.

Sonuncusuda (daha birçok neden var ama…) herşeye rağmen aramızdaki iletişimsizlik, yüzyüze ve gözgöze konuşamama, bugünkü teknolojiyi bu amaçla kullanamama ayıbımızdır. (Eğer bunu çocuklarımız aracılığı ile de kullanamıyorsak o da ayrı bir iletişimsizlik ayıbı sayılmalıdır.)

Bu sonuca nereden mi vardık, diye sorarsanız size kısaca birkaç örnek:

1.    Seksenli yıllardan sonra köyümüzdeki yıkım, talan, göç, emeğe ve toprağa hor bakma…

2.    Son yirmi yıllık köyümüzdeki muhtarlık seçimleri ve sonuçları…

3.    Derneklerimizin (Avrupa-Avustralya-Çorum) kuruluşları ve sonrası yaşanılanlar…

4.    Bunca yaşananlara nazaran, emekçilerin ve yoksul köylülerin alınterleriyle meydana gelen okul, sağlıkocağı, cemevi, morg, yollar, çeşmeler, internet,… vs bunların nasıl kullanıldığı…

5.    Son birkaç yıldır derneğimizin sitesi herkes tarafından bilinmesine karşın, ölülerimize ve ölü yakınlarına yönelik yazılan mesajlar

6.    Düğünlerimizin sitemizde yayınladığımız halde aynı yerlerde, aynı günlere denk getirilerek, insanlarımızın bir araya gelmesini önleme çabaları, yada birbirini önemsememe duyguları, dernek ve köy sitesinin takip edilmemesi gereken çönemin verilmemiş olması…

7.    Eğitime katkı maçlı yapılan gecelere, dernek toplantılarına, köyümüz ya da köylümüze yönelik etkinliklere katılmama, önemsememe…

Bunları kendinize göre çoğaltabilirsiniz… Ama hiç kimse, sitede „iki düğünün aynı güne denk geldiği haberine“ bakarak, „bundan birşey yok, olur böyle şeyler“ diyerek işin içinden çıkmaya kalmasın…. Aslında sorun tam da burada…. Bu Göpsenlilerin ve dernek üyelerimizin o kadar da örgütlü olmadıklarını, hatta örgütlülüğe inanmadıklarını gösterir.

Unutmayalımki, varlığımız ve gücümüz ne olursa olsun kişi olarak herbirimiz yalnızız, hatta bazende yapa-yalnızızdır. Ama hepimiz bir araya geldiğimiz de, orada „BİZ“ oluruz, sesimizin ve gücümüzün birleşmesi ile „yalçın dağlara“ „çılgın nehirlere“ hatta „denizlere“ benzeriz.

İşte bu bu yüzden diyoruzki, „kolay yem olmamak, zalime boyun eğmemek, kula kulluk etmemek, namerde muhtaç olmamak“ için „insanlık onurumuzla“ hep birlikte, herzaman ve sonsuza dek yaşayabilmek için, birlik olalım, örgütlü olalım, gücümüze ,inanıp güvenelim…

Daha güçlü, örgütlü ve mutlu yarınlar için gelin „elele“…

Saygılaımızla!

GYDKD Yönetim Kurulu Adına

İsmail Özşahin

(Bşk)



"KOÇERO" olmak ya da "KOÇERO"lar yaratmak

"KOÇERO" olmak ya da "KOÇERO"lar yaratmak

Koçereo Destanı“ nı ya da öyküsünü birçoğumuz ya dinlemiştir ya da okumuştur. Bu destan ve öykülere göre herkesin kendine göre bir „Koçero“su vardır: Bu „Koçero“ kimi zaman yiğit, korkusuz, tavizsiz, hak arayan, haksızlığa boyun eğmeyen, bir kahraman hatta „başkaldırıdır“.
Kimi zaman yoksulun yanında yer alan, onun durumuna üzülen ve yoksulluğun son bulması için dağa çıkandır
Kimine göre de hak, eşitlik ve adalet için savaşan bir yüce kahramandır

Kimine göre de eşkiya, vatan haini, çapulcu…vs. olur.



Koyden Haber var  Sevgili Göpsenliler vede Göpsen dostları;Niyazi Özmercan Yönetimindeki” Yaylacıklılar yardımlaşma ve dayanışma derneği ‘ Yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla uyumlu bir şekilde hizmette sınır tanımıyorlar.Son olarak Demircibabaya vede aşağıdaki çeşmenin düzlüğüne çınar ağaçları vede çam diktiklerini demircibabaya çok geniş yol yaptıklarını dikilen çam ağaçları vede çınar ağaçlarının başkan Niyazi Özmercan tarafından karşılandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu vesile ile kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Umarız başkanın bu çabası tüm köylülerimize örnek teşkil eder.Ayrıca köyümüzdeki eski köy ilkokulunun  köy tüzel  kişiliğine alınması eğlence vede mesire alanına çevrilmesi için vali ile görüşmelerin devam ettiğini bu ve buna benzer haberlerin yeni açılan sitelerinde www.gopsen.com adresinde takip edilebileceğini duyurmuşlardır.www.yaylacık-gopsen.com site yönetimi olarak kendilerine teşekkür eder çalışmalarının daim olmasını temenni ederiz. Site Yönetimi

TEŞEKKÜRLER (!?)

  DUYARLILIĞINIZ (!?) İÇİN TEŞEKKÜRLER!

Bildiğiniz gibi, derneğimiz 20 Şubat 2010 tarihinde Köln’de “eğitime destek” amaçlı bir gece düzenledi, bu geceden elde edilecek gelirin tümü, üniversiteli kardeşlerimize ve özürlülerimize verilecekti.

 

Ne acıdır ki, sadece amacından dolayı gereken katılım sağlanamadı.... Bu gibi etkinliklere GÖPSENLİLER ve dostlarımız gereken duyarlılığı göstermediler ve önemsemediler, bu duyarlılıktan dolayı(!?) TEŞEKKÜRLER!!!!!!!!.



RESIMLER  Değerli Yaylacıklılar
05 Mart 2010 tarihinde köyümüz Göpsende gerçekleştirilen CEM ERKANINA ait resimler sitemizin Resiler menüsünden yayına sunulmuştur.
Resimleri beğeneceğinizi umut ediyor iyi eğlenceler diliyoruz.....

SİTE YÖNETİMİ

Göpsende Cem Erkanı  Değerli yaylacıklılar vede Yaylacıklı dostalarına önemle duyurulur.
05 Mart 2010 tarihinde köyümüzde Birlik cemi yapılacaktır.
Yer: Yaylacik köyü cemevi
Hareket yeri: Corum Alevi Kültür Merkezi önü
Hareket saati: 18:30

Köye topluca otobüs ile hareket edilecektir. Bu vesile ile tüm yaylacıklılar vede yaylacıklı dostları davetlimizdir.

Bu anlamlı günde köylülerimizin  birlik ve beraberliğimize katkı yapmalarını önemle rica ediyoruz .
Birlik ve beraberkliğimizin daim olması dileklerimizle...
Tertip Komitesi adına:

Kazım Özerdogan                   Göktaş  Uzuner


Başkan İsmail Özşahin'in Gece Konuşması

Değerli Konuklar,
 Sevgili Göpsenliler ve Değerli Üyeler,

Avrupanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’den gelerek bizleri onurlandıran siz değerli konuklarımıza, sesleri ve sanatları ile destek veren değerli arkadaşlarımıza, bu gecenin hazırlanmasında emek sarfeden  sevgili arkadaşlarımıza, kısaca burada olan herkese hoş geldiniz diyor, katılım ve destek için herkese teşekkür ediyorum.

Sevgili Konuklar,
Avrupa - Göpsenliler Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneğimiz, 2004 yılında yine siz değerli dostlarımızın ve Göpsenlilerin çabaları ve katılımı ile kurulmuştur. O günden bugüne, Çorum ve Avustralya’daki Göpsenlilerde kendi aralarında dernekler kurdular , daha örgütlü, daha katılımcı ve daha güçlü bir şekilde insanlarımıza ve köyümüze hizmet etme yarışına girdiler. Bu yarışta görev alan herkese huzurlarınıda birkez daha teşekkür ederim.





Geleneksel Dayanışma ve Paylaşım Gecesi

GÖPSENLİLER
"GELENEKSEL DAYANIŞMA ve PAYLAŞIM GECESİ'NDE"
BULUŞUYOR!

YER: Bürgerhaus Kalk
Kalk-Mülheimer Str. 58
D-51105 Köln
TARİH: 20.02.2010
AVRUPA'daki tüm GÖPSENLİLER, DOSTLARIMIZ, HALK MÜZİĞİNE GÖNÜL VERENLER
ve
EĞİTİME KATKI VERMEK İSTEYEN, DUYARLI HERKES DAVETLİDİR!
GYDKD – AVRUPA

NOT:
Geceden elde edilecek gelirin tümü, gen
çlerin ve özürlülerin eğitimine katkı
amaçlı harcanacaktır!



Kaybettiklerimiz

Sanal Mezarlık

Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
zeki aydaş
Değerli yaylacıklı kardeşlerim öncelikle
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Arama

Üye Girişi






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Köy Müzik Kutusu

Error:
Adobe Flash Player needed.

SİTE TASARIM & PROGRAMLAMA - KDS | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Köy Dernek Sitesi - Köy Sitesi - Dernek Sitesi -  - Köy Dernek Web Sitesi - Köy Web Sitesi - Dernek Web Sitesi - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs Sitesi - Şahıs Web Sitesi