Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa:

Ziyaretçi Defterine Yaz


samsø    23 Kasım 2010 15:38 |
ya webmaister arkadas su kaseti ara sira degistirsen eyi olur..
tsk.ler
kenan
Yönetici Yorumu Yönetici Yorumu:
hangi kaseti degistirmemizi istiyorsunuz?

bursal    16 Kasım 2010 18:30 | antwerpen
bursal19@hotmail.com
BIRLIK BERABERLIGIN OLDUGU SAVASLARIN OLMADIGI KURSUNLARIN SIKILMADIGI KAN DUKULMEYEN BIR DUNYA KIMSENIN KIMSEYE MUHTAC OLMADIGI BIR DUNYA INSANLARIN MUTLU MESUT YASAMLARI NESE HUZUR BAYRAMLARI KUTLU BIR DUYA UMUDUYLA CUMLEMIZIN BAYRAMI KUTLU OLSUN

hüseyin    14 Kasım 2010 20:24 |
TEŞEKKÜRLER BURHAN HOCA

Uzakta bir köy vardır
O köy bizim köyümüdür
Gitmesekte görmesekt
O köy bizim köyümüzdür

Bu duyguyla 4-5 yıldır periyodik olarak köyümüzde okuyan çocukların sıkıntılarını anlayıp onlara karınca kararınca giyinme kırtasiye gibi malzemeleri onlara ulaştıran emeği geçen herkese ve yıllar önce köyümüzden ayrılan ama yüreği bizimle olan Değerli eğitimci ağabeyimiz BURHAN ERŞAHİN hocaya öğrenci velileri ve öğrenciler adına YAYLACIK KÖYÜ MUHTARLIĞI olarak teşekkür ederiz.
İyi ki varsın BURHAN ağabeyimiz. Ellerinize sağlık&

muslumcevik    13 Kasım 2010 17:25 | çorum
BİRLEŞELİM..
Bu sitemizde sermayenin örgütlü olduğunu ulusal ve uluslararası Alanda Aynı yöntem ve taktiklleri uyguladıklarını Dil Din mezhep ayrımı gözetmeden birleştiklerini Azami Sömürüyü elde etmeleri için Hukuk ve yasa tanımaz yöntemleriyle Ar damarları çatlamışcasına gerektiğinde iki yüzlü değil beş yüzlü davrandıklarını somut verilerle çok kez sizlerle paylaşmıştım.
Şimdiki ele alacağım kişinin durumundan hareketle ne kadar örgütlü olduklarını ne kadar Acımasız ve nankör olduklarını Hürriyet Gaztesi baş yazarı Oktay EKŞİYE karşı elbirliği düşünce birliği içerisinde Demeçleriyle Yazılarıyla adeta kellesini istediklerini hep beraber gördük.
Oktay EKŞİ mesleğinin en verimli en hırçın en bıçkın günlerini ve yıllarını sermayenin çıkar ve menfatleri için düşündü üretti ve yazdı ödünsüz sermaye savunuculuğu yaptı Gençliğini Orta yaşlılığını yaşamının en güzel günlerini Egemenlerin çıkar ve menfaatleri uğruna harcadı.
Ne Zamanki Ekmeğini yediği, Gençliğini ve Öğrenimini borçlu olduğu Cumhuriyet değerleri için Karadeniz bölgesinde Doğa mahvediliyor Cennet gibi bölge Ceheneme çevriliyor aldırış eden yok diye serzenişte bulundu Ömrü boyunca ilk defa haklıdan ve gerçekten yana iki satır yazısını hazm edemediler ve ipini çektiler işte bu somut durumdan hareketle burjuvazinin acımasızlığı ve iki yüzlülüğü bu kadar açıktır.
Oktay EKŞİNİN isyanı Orman ve çevre Bakanlığınaydı Kümesi tilkiye teslim edip meseleyi çözmüşler diyerek bakanlığı eleştirmek, Çevreye olumsuz etkileri olan faaliyetlere dikati çekmek istiyordu bütün değerlerimiz bir bir elden gidiyor, Bunlar, Anasını da satarlar diye talihsiz yazısına vay senmisin bunu diyen hemen el birliğiyle ver yansın ettiler, görevinden ve Gazeteden el çektirdiler. aynı durum tarkanın başına gelmişti aynı Bakan herkez işini yapsın diye basın önünde küçümsemişti benim maksatım oktay ekşiyi savunmak değil Sermayenin ne kadar acımasız oldoğunu paylaşmaktır.
Hepinizin bildiği gibi Osmanlı Döneminde Ülke borç batağına batmış toprağın altındaki ve üstündeki bütün zenginlikler yabancıların eline geçmişti Cumhuriyet kurulmadan önce tüm vatan toprağı Osmanlı Ailesinin mülküydü Osmanlı Devletinin yıkılıp Cumhuriyetin kurulmasıyla birlikte bu topraklar halkın malı yapıldı Osmanlı döneminde Halk Ümmet iken Cumhuriyetle Halk oldular Osmanlıdan bize miras kalan yıkılmış bir ülke ve yüklü bir borç vardı.
Anadoluyu saran binlerce kilometrelik demiryolunun bir karışı bile bizim değildi. tüm mağdenleri, doğal kaynakları, trenleri, vapurları, her şeyi yabancılar işletiyordu, kazancınıda onlar alıp götürüyordu.
İlkel bir tarım ve sıfıra yakın bir sanayi vardı. teknoluji hiç yoktu duvara çakacak tel çivi bile yoktu okur yazar oranı içler acısı yüzde altı gibi kadınlar insandan sayılmıyordu ve onların okur yazar oranı heptende içler acısıydı yüzde bir bile değildi.
Osmanlıda kadınlar varlıktan sayılmıyordu nüfus sayımı yapıldığı zaman sadece erkekler sayılıyor kadınlar sayıma dahil edilmiyordu, adamdan, sayılmıyordu..
Kadını Mustafa SUPHİ ve Yldaşlarının, Çimentosu olduğu Cumhuriyet ve ileri demokırasiye geçiş mücadelesi bir varlık yaptı seçme seçilme hakkı kazandırdı. kadınla Erkeği Eşit vatandaş haline getirdi.
Şimdi türban Gösterileriyle Cumhuriyet Değerlerine Düşman bazı Kadınlar O Adamdan sayılmadıkları günlere davetiye çıkarırcasına Ayaklarına kurşun sıkmaktalar.
Mustafa SUPHİ ve toldaşlarının çimentosu olduğu Cumhuriyet kurucuları tüm borçları ödedi Mağdenlerimize, Demiryollarımıza, Limanlarımıza, sahip çıktı Vatan Osmanlı Ailesinindi bütün değerleriyle halkın oldu.
İleri demokırasi için verilen mücadele 1923 de başlıyan ve günümüze kadar uzanan dönemde dev FABRİKALAR Barajlar elektirik santralleri büyük küçük ne kadar tesis varsa emekçilerin alın teri göz nuru ile kazanıldı.
Demokırasi savaşçıları, hak hukuk tesis etmek için canını siper eden Antiemperyalistler, bunca zor şartlarda kazanılmış halka maal olmuş değerleri bir bir satılıyor bütün değerlerimiz bir bir elden gidiyor. bir süre sonra, Osmanlı dönemindeki gibi kendi topraklarımızda yabancıların emrinde köleler haline geleceğiz.Oktay EKŞİ de ülkemizin tüm değerlerinin birer birer satışına isyan ediyordu Ortalığı karıştıran ve onun İstifasına yol açan yazının maksadı aşan O son cümlesi hariç Ana fikre İHTİRAZ EDEN OLABİLİRMİ?
Bizim Başıbozukluktan kurtulup güç olmamız bir zorunluluktur yoksa yarın çocuklarımıza söylüyecek sözümüz kalmaz.
Saygılarımla M Çevik

muslumcevik    10 Kasım 2010 17:55 | çorum
İYİKİ VARSINIZ..
Değerli köylülerim aldığım bu yeni haberi sizlerle paylaşmadan edemedim sizler gibi vefalı köylümüz burhan ERŞAHAN her ne kadar uzaklarda yaşasa da köyünü köylüsünü unutmuyor her yıl olduğu gibi bu yılda yine hepimizin sevinmesine vesile olan yardımlaşmanın dayanışmanın en güzel örneğini gösterdi.
Eğitim Öğrenim bakımından köyümüzün ilklerinden olan eğitimini O yıllarda başarıyla bitiren Aydın Demokırat görüşlü Köylümüz Burhan Ağbey 16 Öğrencimize giyisi Ayakkabı Kırtasiye Okul gereçleri 4 koli malzeme öğrencilerimize verilmek üzere Köy Muhtarlığımıza İletmiştir.
Bu vefalı köylümüze bütün köylülerimiz adına ve şahsım olarak kendisine en içten teşekürlerimi bildirir bu dayanışmanın bütün köylülerimize örnek olmasını candan gönülden dilerim..
Saygılarımla M Çevik

bursal    09 Kasım 2010 21:03 | antwerpen
bursal19@hotmail.com
Degerli arkadaslar saygi deger gopsenliler hepinizi saygi ve sevgiyle selamliyorum buradan siteye cok zamanim olmasada arada bir goz atiyorum gelen E-Mailleri ve yazilan yazilari okuyorum bu konuda katki sunan arkadaslara saygilarimi sunuyorum
Danimarkada hasan tuzun fransada senolozsoy turkiyede surekli yazi yazan muslum cevik almanyada sayin baskan ismail ozsahin ve holandada yalcin cevik yazdiklari yazilar ve gosterdikleri duyarliliktan dolayi hepsini kutluyorum dilerimki butun toplumumuz bu duyarliligi gostersin birde iki gencimizde gelen mesajlarida okudum resul aslan ve meral artunc bu genclerimizede tesekur ediyorum keske butun geclerimizde böyle duyarlilik gostersinler bundan sonraki yapilacak islerin ve faliyetlerden genclerimizi gormek isterim
birlik beraberlik icersinde dernegimizi daha iyi bir sekilde yasatalimki baska derneklere ornek olmaya devam edelim devam edelim bölusemiyecegimiz hic birsey yok yapilan isler kotu isler degil insanlik adina yaptigimiz yardimlar yapilacak yapilmasi gereken isler yapildi bu yapilanlarda sizlerin degeli katkilarinizla yapildi tekrar herkese saygilarimi sunuyorum iyi aksamlar mutlu yarinlar dilerim

Senol OZSOY    04 Kasım 2010 21:24 | LYON
Gopsenliler (Yaylaciklilar)Yardimlasma ve Dayanisma Kultur Dernegi'ne
Sayin Baskan
Degerli Yoneticiler,

Bu yil sonuna dogru planladiginiz bolgesel toplantilarin yerinde ve olumlu olacagini dusunuyorum. Hepimizin dilegide bu gibi toplantilarin buyuk cogunlugun katilimiyla saglanmasi.
Tum gopsenlilerin dusunceleri ve onerileri sizlere isik tutacak ve calismalarinizda kolaylik saglayacaktir.Onumuze koyacagimiz yeni yol haritasinda tum gopsenlilerin ve dostlarimizin payi olmalidir.
Sayin Baskan sevgili yoneticiler dernegimizin bugunlere gelmesinde basta sizlerin buyuk emek ve katkilariniz olmustur.Hic kimse tarafinda unutulmamalidir, tum Gopsenlilerde bilmelidirki sizler fedakarliklarin en buyugunu yaptiniz bundan dolayida sizleri ictenlikle kutluyor tesekkur ediyorum .
Dernegimizin merkezi almanya uyelerimizin buyuk cogunluguda almanayada dolayisiyla sunu acikca ifade etmek istiyorum almanyadaki tum gopsenlilerin birlik olmalari dostca kardesce dernegimize sahip cikip degerlerimizi kulturumuzu yasatarak gelecekteki cocuklarimiza guzel bir miras birakmali.
Avrupanin cesitli ulkelerdeki gopsenlilerinde dernegimizin catisi altinda birlesmeli ve guce guc katmalilar.Her yil avrupanin degisik ulkelerinde toplantilar etkinlikler yapilabilmelidir bu vesileyle gopsenlilerin her yil degisik bir ulkede bir araya gelerek hasret gidermeli
ve bir birlerini daha yakinda tanima firsati bulmalilar.

Degerli arkadaslar sitemizdeki anket sorusundada goruldugu gibi buyuk cogunluk dernegimizin gidisatinda memnun olduklari goruluyor ve avrupadaki gopsenliler arasinda diyalogun gelistirlmesi de istekler arasinda bunlari dikkate alarak yeni yol haritamizin icinde yer almasini saglamaliyiz.
Bir diger onemliside 82 Kisinin koyumuze hic bir sey yapilmasin dusunceleri
Degerli arkadaslar biliyorsunuzki daha once bir yazimda koyumuze yapilmasi planlanan hizmetlerin gecici olarak askiya alinmasinda yanaydim nedenleride o gunki yazdigim yazida aciklamistim.Ama koyumuze hic bir sey yapilmasin dusuncesine katilmiyorum bu onemli konuyuda dikkate almanizi ve uzerinde durmanizi diliyorum.
Dayanisma ve yardimlasma hizmetleri iyliklerin en hayiridir.
Koyumuze yapilacak hizmetlerin mutlaka saglikli dusunulmeli
Corum dernek yoneticilerimizin,Koy Muhtarlik heyetin ve tum gopsenlilerin bir araya gelerek dusunceleri, onerileri, beklentileri,ve katkilari nedir? nasil olmalidir? ne yapilmalidir ? Sorusuna cevap aranmali.
Sevgili gopsenliler basarili ve guzel calismlarin hayata gecmesi hicte zor olmasa gerek yeterki hepimiz birlik olalim kardesce dostca gucumuze guc katalim sevinclerimizi zorluklarimizi
iyi ve kotu gunlerimizde yanyana olup dayanisma dusuncesiyle toplumdaki tum kesimlere ornek bir durus sergileyelim .

Hepinize saglikli mutlu guzel bir yasam diliyerek tum gopsenlilerin onerileriyle plan projeleriyle yoneticilerimize destek olmaya davet ediyorum .

Saygilarimla
Senol OZSOY Lyon

ferıt    03 Kasım 2010 21:40 | mugla
kirazlipinar19@hotmail.com
slm öncelıkle ıyı yayınlar sıtedekı herşeyınız gayet çok güzel amaaaa şu çaldınız kürtce parcalar harıçç saten ne söledını anlamıyorum sadeec anladıgım kurdusdanı dedıgıdır bu kadarmı çok kuisdanı desdeklıyorsunuz saygılarımla başarılarınızın devamını dılerım

MERAL ARTUÇ    01 Kasım 2010 00:22 | ANKARA
sayın ismail özşahin
zor durumlarda bile göstermiş oldugunuz güçlü tutumdan dolayı tebrik ediyor ve bu mücadelenizde yalnız olmadığını söylemek istiyorum.birlikten kuvvet doğar artık bir değil birlik olma zamanıdır umarım üyelerimiz tarafından doğru anlaşılırsınız ve daha kuvvetli yolumuza devam ederiz.. hoşçakalın meral artuç

muslumcevik    30 Ekim 2010 15:38 | çorum
LÜTFEN OKUYUNUZ.. Medyanın rolu ve
tutumundan başlıyarak hızlı değişen gündemleri birlikte değerlendirelim. 4- c ye ilişkin tekel işçilerinin onurlu mücadelesi yürekli direnişi
gericiliğin sömürünün teslim olmuşluğun o kramsar günlerinde işçi sınıfı için övünç kaynağı olmuştu. aylarca karda yağmurda yılmadan mücadele ettiler bizi cesaretlendirdiler bazen onların gücüyle sokaklarda daha dik gezmeye başladık daha yüksek sesle konuştuk bağırdık o zaman işbirlikçiler hiç bir şey olmamış gibi pustular.ama iki ileri bir geri politikalarını iyi uygulayan dışarıdaki gelen emirleri uygulamada ustalaşmış devletliler o gün yenildiklerini hiç unutmadılar bu yenilginin hesabını günü gelince işçilerden sorma hırsından hiç vaz geçmediler ve satılmış iş birlikçi sendikacıların ihanetiyle kalabalığı parçalama ve küçük lokmalar halinde daha kolay yutma kurnazlığına girdiler.
Şimdi bir gurup işçi tekrar direnişi sürdürüyor. sadece küçük bir gurup sermayeye kafa tutmanın cesaretiyle sokakta sabahlıyorlar.
TEKEL işçileri direnişlerini zor şartlarda duyurmaya çalışıyorlar. direnişin günlüğünü saat saat yayımlıyorlar ve sendikalarına ateş püskürüyorlar. sözde dinlere özgürlük diye tepinen gazetelerden görsel medyadan TEKEL direnişiyle ilgili
çıt yok her ne pahasına olursa olsun insanına refah sunmak zorunda olan devletden de çıt yok dur bakalım ne olacak diyenlere cevabı zaman gösterecek.
Diğer irdelememiz gereken konu referandumda koparılan yalan yanlış esintiler AKP Hükümeti referandum sürecinde özellikle çatışma halinde olduğu yüksek yarğı kurumlarını ele geçirmek için halkın demokırasi ve değişim beklentilerini kullanmıştı AKP yanlısı medya ve yazarlar AKP nin anayasa paketini demokıratikleşme paketi adı altında halka pazarlamışlardı.yüksek yargının başına getirilen yeni yöneticiler polislere taş atan cocuklara yüzlerce yıl ceza veren ve dosyaları zaman aşımına oğratan yargı mensupları AKP nin istegi üzerne göreve getirildiler. şimdi benzer bir süreç türban konusunda işletilmeye çalışılıyor. AKP nin başı seçimlerden önce yeni demokıratik bir anayasa yapılması çağırılarını samimiyetsizlik olarak değerlendiriyordu. yada tek tek seçim barajının düşürülmesi anadilde eğitim zorunlu din dersinin kaldırılmasını ve inanç özgürlüğü gibi alanlarda düzenleme yapılmasını cidiyetsiz buluyordu. Ama iş türbana gelince hemen meclisteki partileri toplayıp türban yasağını ortadan kaldıracak düzenlemeler yapılması için harekete geçiyor. AKP nin başı bir kaç gün önce istanbulda katıldığı bir toplantıda kadın haklarıyla ilgili yalan dolanla özgürlük ve demokıratikleşmeye dair bol nutuk dinletiyordu. türbanlı kadınları özgürlükçü türbanlı olmayan kadınları demokırasi istemez ilan ediyordu..ve kadınları türbanlı olan olmayanlar olarak karşı karşıya getiriyordu.
sorunun özü şudur türban üzerinden yaratılan kamplaşma her iki tarafında işne yarıyor AKP veya CHP arkasında saf tutanlar bir bilinmezliğe doğru yol almaktalar her iki tarafda oy avcılığı yaparak halkı yedeklemek arkasına takmak ABD nin emirlerini ben daha iyi uygularımı oynamaktalar..AKP nin Başı seçim sonuçlarını canlı yayında yorumlarken sermaye kesimine ve bütün işçi düşmanı yardakçılarına teşekür etmeyi ihmal etmiyordu. okyanus ötesinde ki ABD işbirlikçisinde teşekür ederek adeta yenilmezliğini ilan ediyordu. okyanus ötesindeki ABD işbirlikçisi ılımlı İslam modeli projesini adım adım uygulamaya koyarak amerikaya karşı olmayan işbirlikçi bir islam icaat ediyorlar buradaki hükümet de verilen senaryoyu yerine ve zamanına göre uygulamaya koymakta pek istekliler..
bütün bu yazdıklarım medyanın bazı kesimlerince tartışılmaktadır AKP hükümeti gerçek bir laiklik inanç özgürlüğü ve demokıratikleşme savunucusu olamaz hatırlıyacağınız gibi geçen ay Aleviler zorunlu din dersinin kaldırılması için Ankarada iki günlük oturma eylemi yapmıştı AKP nin çalıştayından sorumlu bakanı Faruk Çelik Alevilerin bu talebine sıcak bakmıyoruz demişti sadece buradan bakıldığında bile Alevilerin sorunlarını çözmek için çalıştaylar yapan AKP nin ne kadar iki yüzlü bir tutum içinde olduğu görülmektedir. . Yine ana dilde eğitim için bir haftalık okul boykotu yapan Kürtlere Başbakan ana dilde eğitim olmaz dememişmiydi? bu hakları için mücadele eden kürtleri cocuk istismarcısı ilan etmişmiydi?.Yine Halkın yüzde 70 oyunu almış belediye başkanlarını düşüncelerinden dolayı hapishanelere doldurup yüzlerce yıllık hapis cezaları ile yargılamak kimin icadıydı? AKP ve hükümetini laiklik, inanç, özgürlükçüsü, ve demokıratikleşme, savunucusu olarak görmek yanılgıların en büyügü olur. .neticede hükümet yanlısı bir araştırma şirketi referandumda neden hayır oylarının yüzde kırk iki çıktığını araştırdı benim yukarıda açıkladığım sebspleri teyit etmektedir araştırma şirketinin açıklaması şöyle yüksek öğrenim görmüş deneklerin yüzde 70 şi referandumda hayır demiş sebepleri sorulmuş deneklerin yüzde 57 si AKP nin kendi derin devletini kurmaya çalıştığı kaygısı ve laik cumhuriyetle hesaplaşma kaygısı ön pilana çıkmış Alevi yurttaşlarında yüzde 73 hayır oyu kullandığı tespi edilmiş gerekçeleri de inançlarının yok sayıldığını ve laiklikliğe baş kaldırı olduğunu söylemişler AKP ye yakınlığıyla bilinen bu araştırma şirketinin anketi tayip beyi derin düşünceye sevk etmiş çünkü AKP kendine demokırat karşı görüşleri, karşı düşünceleri, hazm edememekte biz boş lafa değil bütün ülke coğrafyasında gördüklerimize yaşadıklarımıza inanalım.
Saygılarımla M Çevik

Resul Arslan    28 Ekim 2010 11:00 | Istanbul
İstanbul Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü, hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm tedavi masrafları ve kullandıkları işitme cihazının ücretsiz karşılanacağına dair açıklamada bulunmuştur. İhtiyaç sahipleri bağlantı kurarlarsa geçerlilik koşullarını araştırabilirim...
Resul Arslan

MUSLUMCEVİK    23 Ekim 2010 17:22 | çorum
KRİZ VE FIRSATÇILAR..
Uluslararası sermaye ve Ülkemizdeki iş birlikçileri iş birliği halinde çalışarak kuralsızlığı kural olarak dayatarak adeta altın çağını yaşamaktalar yazılı ve Görsel basında takip ettiğimiz kadarıyla Dünyada ve Ülkemizde Dolar Milyarderlerinin kat be kat artığını görmekteyiz. bu zenginliklere ulaşmak için bütün krizlerin yükünü çalışan üreten kesime yıkarak onların yoksullaşmalarına neden oluyorlar.
Ekonomik kriz dönemleri işçi ve emekçilerin ekonomik ve sosyal haklarının en fazla saldırıya uğradığı dönemlerdir. Büyük sermaye krizin tüm yükünü işçi ve emekçilerin sırtına yıkabilmek için ücretleri düşürür çalışanların sayısını azaltır, çalışma saatlerini uzatır, kazanılmış sosyal hakları geri almaya çalışır bütün bunların genel sonuçları işsizliğin artması yoksulluğun yaygınlaşması, çalışma ve yaşam koşullarının köytüleşmesidir.ama Üretime ve büyümeye ilişkin rakamlar artmaya devam ederken, özellikle bu alanda çalıştırılan işçi sayısında, çalıştırılan işçilerin ücretlerinde bir artışın görülmediğini de biliyoruz.
Üretim alanında ise yeni işçi alımı hemen hemen yok ğibi. patronlar daha az işçiyi, daha uzun süre çalıştırarak, daha doğrusu sömürüyü katmerleştirerek işçileri daha çok çalıştırıp üretimini artırarak ezmekteler. .
Özellikle sendikasızlığın egemen olduğu ve sendikal mücadelenin geri olduğu alanlarda 12 saatlik iş günü genel kural olmuştur. tüm bu koşullara rağmen işçilerin emekçilerin önünde mücadele etmekten başka bir yol bulunmuyor.
Diğer yandan AKP sözcüleri ve büyük patronlar ve onların uşakları henüz krizin etkileri aşılmadı yalanını yayarak işçi ve emekçilerin bu şartlara boyun eğmesini kayıtsız şartsız dayatıyorlar. işsizlik tehditini düşük ücret dayatmasını fazla çalışmayı işçilere kabül ettirme ye devam ediyorlar.
Böylece patronlar işçi ve emekçi hareketini en geri düzeyde tutmayı amaçlamaktadırlar.AKP hükümeti ise politik nedenlerle kriz ve ekonomi üzerine bambaşka şeyler sölemektedir. sermaye ve hükümet işçi ve emekçilerin en aza razı edilmesi konusunda fikir ve eylem birliği içindedir ler böylece büyük sermayenin sınıf çıkarları titizlikle savunulmakta dır.
Görülmektedirki sınıf mücadelesinin acımasız kuralları zalimce uygulanmakta dır. bu cenderenin unutulması işçi sınıfına ve emekçi yığınlara daima ağır fatura olarak yansır.
İşçi ve emekçilerin, onların örgütleri olan sendikaların, büyük sermayenin bu yalan dolan palavralarına, AKP nin tehditlerine boyun eğmiyecek bir çizgi izlemesi gerektiğinin zorunluluğu ortada dır.DİSK in son araştırmasına göre Eylül ayında 4 kişilik bir aile için açlık sınırının 799 TL yoksulluk sınırının ise 2 bin 906 TL olduğunu göstermektedir.sizinde bildiği gibi asğari ücret brüt 760 TL net 599 TL dir işçi ve emekçiler için bıçağın kemiğe dayanması demektir.
Kayıpları telafi etmek yeni haklara kavuşmak çalışma koşullarını biraz olsun düzeltmek, işçi ve emekçilerin kaçınılmaz görevi olmalıdır. büyük sermayenin ve AKP hükümetinin saldırılarına ve dayatmalarına karşı güçlü bir mücadele hatının örülmesi gerektiği ortadadır. Küresel krize karşı küresel mücadele hepimizin hedefi ve amacı olmalı..
Sayğılarımla M Çevik

niyazicicek    21 Ekim 2010 17:29 | çorum
Kürtler, öncesini bir yana bıraksak bile 40 yıl aşkın bir zamandan beri kesintisiz olarak, hakları için mücadele ediyorlar. Bu taleplerini çeşitli eylemlerde, salon toplantılarında, mitinglerde; ulusal ve uluslararası sayısız platformda dile getirdiler, her gün de getiriyorlar; Anadilde eğitim hakkı, bölgesel özerklik, Türk ulusuyla eşit statü, &.diyorlar. Ya da son birkaç gündür Diyarbakır KCK davası vesileyle yeniden gördüğümüz gibi, Kürt siyasetçiler Kürtlerin taleplerini, Kürt sorunun demokratik bir biçimde çözümüne ilişkin taleplerini mahkeme önünde, müebbet hapis cezalarını göze alarak savunuyorlar. Ama bu eylemlerin, bu toplantıların ve mahkemelerdeki sayısız davanın hiç birinde, bir tekinde bile Kürtlerin daha çok maneviyat, daha çok imam hatip,  daha çok yatıştırıcı vaaz, daha çok Kuran kursu talep ettikleri görülmedi.
Ne var ki, iki yıla yakın bir zamandan beri Kürt açılımıyla, Kürtlerin isteklerini dikkate alacaklarını; Kürt sorununu bu temelde çözeceklerini, bunun için her şeyi göze aldığını iddia eden AKP Hükümetinin şimdi gelip dayandığı çözüm; manevi önlemleri artırarak sorunu çözmektir!
Kürt açılımının (böyle bir açılımın kalıp kalmadığı da belirsizdir ya) Koordinatör Bakanı olan İçişleri Bakanı Beşir Atalay; Diyanetişleri Başkanlığının imamların bölgedeki vaazlarının ve öteki etkinliklerin yeniden gözden geçirdiğini ve teröre karşı daha etkin kapsayıcı ve etkileyici vaazlar verileceğini; bölge illerinde imam hatip ve Kuran kursu sayısını artırılacağını söylüyor.
Referandum sonrasında ülke gündemini türbana kilitleyerek, türban tartışması arkasında HSKYyı ele geçirdiğini gizlemeye çalışan, öteki oyunlarının üstünü örten AKP, bölgede de dini (maneviyatı), Kürtleri teskin etmeyi, Kürt ailelerin çocuklarını okutma bahanesiyle tarikatların ve AKPnin kucağına itmeyi, sosyal yaşamda dinin etkisini daha da artırmayı amaçlamaktadır. Bundan da AKPnin, Kürt sorununun ulusal hak eşitliği, halkların kardeşleşmesi temelinde değil; din kardeşliği üstünden, Ortaçağ değerlerine dayanarak çözmeyi amaçlamaktadır.
Ancak şu da bir gerçek ki; bu Kürt sorununu maneviyatla çözme girişimi yeni değil.
12 Eylül cuntacıları; sonradan Özal Hükümeti; Kürt köylerine Kurandan ayetler atarak, camiyi, şeyhleri seferber ederek halkı devlete başkaldırmanın dinen günah, PKKye yardım etmenin dinden çıkmak olduğuna ikna etmeye çalışmıştır. Kenan Evrenin meydan meydan gezip, Kurandan ayetler okuyarak halkı yatıştırmaya çalıştığını o günleri yaşayan herkes bugün de bunları hatırlamaktadır.
Dinin Türk toplumun yapıştırıcı zamkı olduğuna inanan cunta ve ardılları, Türk-İslam sentezini devletin yeni ideolojisi ilan etmişlerdi!
Daha sonra dinin Kürtlere karşı bir koz olarak kullanılması görüşü, 1990ların başında Kürtlere karşı düşük yoğunluklu savaş stratejine geçilmesiyle bu Türk-İslam sentezciliği Hizbullahın silahlandırıp PKKye karşı devletin yönlendirmesi ve desteğinde savaşa sokulması olarak biçimlendi. Bölgedeki camiler ve jandarma kışlaları Hizbullahın merkezleri haline getirildi. Bunu da hatırlıyoruz.
Şimdi aynı zihniyet; Kürt sorununu Kürtlerin taleplerini karşılayarak değil, dini ve dini etkiyi kullanarak çözme zihniyeti, bugünün koşullarında; vaazların politikleştirilmesi, caminin, imam hatiplerin, Kuran kurslarının bu siyasetin aleti haline, Kürt siyasetine karşı bir mücadele merkezine döndürülerek amaçlarına varmak istemektedir.
Referandum sürecinde tarikatları, şeyhleri, bölgedeki burjuvaziyi yakınlaştırarak Kürt siyasi güçleri karşısında yeni bir seçenek yaratmayı amaçlayan hükümet, devlet olanaklarını ve camileri kullanarak (bunlara imam hatipleri ve Kuran kursların ekleyerek) yeniden bir hamleye hazırlanmaktadır.
Bu tehlikeli, daha önce denenmiş; sadece sorunu daha çetrefilli hale getirmiş bir yoldur. Ancak bölgede başarılı olmak için gözünü karartmış AKPnin bu yolda ısrar edeceği de anlaşılmaktadır.
sevgili okuyucular Evrenselde okuduğum bu yazıyı beğeneceğinizi umarak paylaşıyorum selamlar..
KÖŞE YAZILARI
MERCEK
Kürt-Türk hak eşitliğini savunma ısrarı niye önemli?
A. Cihan Soylu

GÖZLEMEVİ
Eyyy sayın İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı! Sözüm sizedir&
ÜSTÜN AKMEN

GÖZLEM
Umut tacirliği
ERKAN AYDOĞANOĞLU

BAŞYAZI
AKP gözünü kararttı!
İHSAN ÇARALAN

MUSLUMCEVİK    14 Ekim 2010 17:13 | çorum
KORKUTAN TEKEL DİRENİŞİ
Bu sitemizde TEKEL işçilerinin yaklaşık üç aylık yılmaz baş eğmez mücadelesinden söz etmiştim TEKEL işçisi, iş güvencesi için, ekmeği için kışın en soğuk günlerinde ankara caddelerinde üç ay kadar direndi iki buçuk ay boyunca Türkiyenin gündemi bu direnişe odaklandı.
Direniş sedece TEKEL işçisinin direnişi değildi, Türkiyede yıllardır işini, ekmeğini kaybetmiş yada kaybetme tehditi altındaki milyonlarca emekçininde direnişiydi.Türkiyenin her yerinden emekçiler Ankaraya akın ett,TEKEL işçisinin yanında direnişe katıldı, dünyanın pek çok ülkesinden emekçiler TEKEL işçisiyle dayanışma eylemleri yaptı uzun yıllar sonra ilk kez TEKEL DİRENİŞİYLE BİRLİKTE İŞÇİ SINIFI HALEN VAR OLDUĞUNU GÖSTERDİ.
dİRENİŞTE GEÇEN yaklaşık üç aylık mücadele siyasi iktidarın ve sermayenin kabusu olurken emekçiler için umut oldu.TEKEL işçisi direnişi boyunca sadece Ankaranın Soğuğu ve iktidarın tehdidiyle değil sendika Ağalarının engellemeleriylede mücadele etmek zorunda kaldı. ve sendika ağalarının el birliğiyle sergilediği iş birliçik le direnişin kırılmasında en önemli etken oldu.
Konfederasyonların başındaki işbirlikçiler TEKEL işçisinin talepleri yerine getirilmezse genel gıreve yada eyleme geçeceklerini vaad ettiler, Tek Gıda İş Sendikası mucadelelerinin tüm Türkiyede süreceği sözünü verdi, ama bu sözlerin vaatlerin hiç biri yerine getirilmedi.
Ağustost ayında Tek Gıda İş genel merkezinden yapılan bir açıklamayla Mart Ayındaki ilan edilen eylem proğramının iptal edildiğini duyurdu. zaten myıs ayındaki yapılacak olan genel grev uygulamalarında yaşananlar TEKEL direnişinin yok sayıldığını ve sendikaların TEKEL işçilerini tamamen gözden çıkardığını gösteriyordu.
TEKEL işçisinin sendikasından gördüğü bu tavır yakalaşık üç ayı bulan direnişi manşetlerinden düşürmeyen medya baronları direnişin haberleriyle Nabza göre Şerbet dökmeyi ihmal etmedi.
Direniş boyunca TEKEL işçisini göklere çıkaranlar artık onlar unutmuştu yaklaşık üç ay boyunca Ölmek var dönmek yok diyen TEKEL işçisi tamamen yanlızlaştı ve işçilerin büyük çoğunluğu çaresizlik içinde 4- c- yi kabül etmek zorunda kaldı.TEKEL işçileri haklarını almak için ikinci TEKEL direnişini başlattılar ve sendikalarının önünde direnişe geçtiler.
TEKEL işçisiinin talebi sendikayı harekete geçirmek sendikanın mücadelelerini sahiplenmesini sağlamak ve sendikanın şemsiyesi altında mücadeleyi sürdürmek eğer bu sendika emekçilerin iş ekmek mücadelesini sahiplenmiyecekse, emekçilerle arasına polis gücü koyacaksa ona nasıl sendika denir. emekçileri polis zoruyla sendikadan uzak tutmaya çalışan mücadeleden kaçan sendika Ağaları var oldukça emekçilerin haklarına kavuşması mücadeleyi başarıyla taçlandırması sermayeye geri adım attırması beklenebilirmi?...
saygılarımla M Çevik

mustafa    13 Ekim 2010 12:51 | belcika
selamlar


209
Ziyaretçi Defteri Kayıtlar
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 »

Rasgele Resim

FACEBOOK

GOPSEN_YAYLACIK
      

Şiir Köşesi

Şiir Köşesi

ILETISIM BILGILERI

Dernek iletişim:

Adres: MÜLHEIMER STRASSE 232,

D-51469 BERGISCH GLADBACH

DEUTSCHLAND

Almanya: 00 49 2202 9790621 - 00 49 221 1703965 - 00 49 22 68089787
00 49 2202 2979827 - 00 49 172 89 25 460 - 00 49 177 57 82 584

Hollanda: 00 31 205 539777

Belçıka: 00 32484 544538

Fransa: 00 33648 124486

Danimarka: 00 45 751 23 674

Avustralya: 00 613 84003652

Türkiye: 00 90 364 494 2136 / 37

Fax: 00 49 2202 9790623 - 00 49 221 170 44 62
E-Mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

www.yaylacik.eu - www.yaylacik-gopsen.com

Hesap Numarası: SPARKASSE KÖLNBONN

HESAPNO/ KONTONUMMER: 1900087196

BLZ: 37050198

IBAN: DE08 3705 0198 1900 0871 96

SWIFT / BIC: COLSDE33

Duyurular

AÇIKLAMA ve ÖZÜR

AÇIKLAMA ve ÖZÜR

Değerli Üyelerimiz,

Hesaplarından aidatları çekilen arkadaşlarımızın da bildiği gibi, son iki aydır bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bazılarımızın hesabından ikikez çekilip, tekrar geri ödeme yapılmış, bazı üyelerimize de geri iade edilmemiştir.

Bildiğiniz gibi, Avrupa Merkez Bankası ve bağlı tüm Alman Bankaları havale, çek ve para çekme işlemleriyle ilgili köklü değişiklikler yapmışlardır. Bu değişikliğe derneklerin aidatları çekme ve havale yollama işlemleri de dahildir. Bu nedenle bizim hesap işlemlerinde de değişiklikler olmuştur.

Bu işlemler yapılırken, sistem daha uyarlanmadığı için hatalar oluşmaktadır. Elimizde olmayan bu nedenlerden dolayı oluşan hatalar nedeniyle özür dileriz.

24.09.2013 Günü banka ile yaptığımız toplantı sonucu, banka hatalı olduklarını kabul etmiş ve bu eksikliklerin en kısa sürede giderileceğini, ayrıca dernek zarara uğramışşsa bunu karşılayacaklarını belirtmişlerdir. Üyelerimizden ve derneğimizden özür dilediler, bu özürü yazılı olarakta ileriki günlerde bize ulaştıracaklarını bildirdiler (mektup elimize ulaştığında sizlerle de paylaşılacaktır).

Oluşan bu hatadan dolayı üyelerimizin zarara uğramaması için elimizden geleni yapacağımızı bilmenizi isteriz. Tüm hesaplar kesinlik kazanınca, hangi üyelerimizden fazla aidat çekilmişse, onu gelecek ayın aidatıyla telafi edecegiz.

Yeniden özür diler, sabır, anlayış ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz...

Saygılarımızla!

Avrupa-GYDKD Yönetim Kurulu



KAHVALTIYA DAVET

Sample Image DAVETİYE  Sample Image

 

Avrupa Göpsenliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyelerine, Göpsenlilere ve Dostlarına hizmet sunmaya devam ediyor...

 

Hollanda-Amsterdam (26-27 Ocak 2013), Belçıka-Antwerpen (8-9 Mart 2013) ve Fransa-Lyon (18-20 Mayıs 2013) buluşmalarından sonra,

 

şimdide  16.06.2013 Pazar günü saat 10:30 da Köln'de ASMALI KONAK'ta (Keupstr. 44-46) kahvaltıda buluşuyoruz.

 

Gönlümüzde, yüreğimizde ve aklımızda geçenleri paylaşmak, dostlarımız ve sevdiklerimizle özlem gidermek, eksiklerimiz ve hatalarımız üzerinde konuşabilmek ve güzel işler yapabilmek, projeler üretmek için kahve bahane olsun, hoş bir sohbette buluşalım istedik.

 

Tüm dostlarımızın, sevdiklerimizin ve üyelerimizin davetli olduğunu bilmelerini ve bu buluşmaya katılarak, sevgi ve coşkularını katmalarını bekliyor ve diliyoruz.

 

Sevgili Dostlar,

Değerli Göpsenliler

Saygıdeğer Üyelerimiz

Sevgili Gençler ve Çocuklar,

Dostluk ve sevgi temelinde bir acı kahvemizi içmeye bekliyoruz.  Bu davetimize katılırak, paylaşım temelinde sevinçlerimizi, mutluluklarımızı, sıkıntılarımızı ve acılarımızı konuşma ve dertleşme fırsatı bulmamıza yardımcı olmuş olacaksınız.

 

Sizleri bekliyoruz.... ve kendi evinizde hissettiğiniz bir ortamda görüşmek üzere....

 

Saygılarımızla!

 

Avrupa-GYDKD Yönetim Kurulu



DUGUNUMUZ VAR Dilan ve mehmetin dügünü

YENİ YAZILAR
Sayın Hasan TÜZÜNER' in kaleme aldığı
"UZAKLARDA BİR KÖY"
ve
"YAYLACIK - DERNEK DENETİM -TOPLANTI - KATKI VE NİTELİK"
YAZILARI, KENDİ KÖŞESİNDE OKURLARIMIZA SUNULMUŞTUR...

Kendilerine verdiği emeklerden dolayı teşekkür eder, saygılarımızı sunarız!

SİTE YÖNETİMİ


Mehmet Özay' ın Kırkı

10.04.2001 Tarihinde hakka yürüyen
rahmetli Mehmet Özay’ın
(Tülay Sarımercan’ın amcası)

kırkının yemeği yedirilecektir.

Tarih:
 29.05.2011 Pazar günü saat 13:00

Yer:
 Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)
 Ezgi Center (50933 Köln, Stolberger Str. 317)

Tüm sevenleri  ve dostları davetlidir..

Saygılarımızla!

Ailesi ve yakınları adına: Tülay ve Hasan Sarımercan



Engelliler, Göpsen-Almanya İnsanlık Köprüsü ve Anma Yemeği nde Göpsen de (YAYLACIKta) Yeniden

Engelliler,  “Göpsen-Almanya İnsanlık Köprüsü” ve Anma  Yemeği’ nde Göpsen’ de (YAYLACIK’ta) Yeniden Buluşuyor!

Sample Image Sample Image Sample Image Sample Image Sample Image

“ Göpsen’ deki Engellilerle Almanya’daki Engellileri Buluşturma”  projesi ile başlattığımız etkinlikler çerçevesinde bu  yıl üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz buluşma ayrı bir önem taşımaktadır.

2009 Yılında gerçekleşen birinci buluşma, tanışma, kaynaşma ve sorunları konuşma ve karşılıklı küçük hediyelerin verilmesi şeklinde geçmiştir.

2010 Yılında gerçekleşen buluşmada ise, bir adım daha ileri gidilerek, gereksinim duyan engelli kardeşlerimize, Lebenshilfe Porz/ Köln ve onun bir kuruluşu olan WMB Rösrath’ ın katkılarıyla yürüme aleti, tekerlekli sandalyeler temin edilmiştir.

Bununla da yetinilmemiş, durumu yerinde tespit edilen ve eğitimine devam etmek isteyen bir genç kardeşimize de elektrikli ve benzinli bir engelli aracı temin etmek için büyük uğraşlar verilmişitr. Derneğimizin çağrıları, dernek üyemiz  ve köylümüz sevgili Yalçın Çevik kardeşimizin  yoğun çabaları sonucu,  Hollanda’da yaşayan ve ismini açıklamak istemeyen bir yardım severin bağışıyla araç satın alınmış ve engelli kardeşimize, dernek temsilcilerimizin, Çorum derneğimizin yöneticilerinin,  muhtarımızın ve basının da hazır bulunduğu törenle teslim edilmiştir.

Yine 2009 ve 2010 da Çorum’ da engellilere hizmet veren  ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılan çalışmalara ve etkinliklere kendi engellilerimizde dahil edilmiştir. Yapılan görüşmelerle de, bu kurumların engellilerimize ve ailelerine sahip çıkmaları, onlara gereken desteğin ve hizmetin verilmesi için girişimlerde bulunulmuştur.

Üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz bu yılki buluşma 02.06.2011 tarihinde yine Göpsen’ de olacak. Çok sayıda  engelli misafirinde katılacağı buluşma, yukarda da belirttiğimiz gibi, iki yönüyle ayrıca önem taşımaktadır.
Birincisi, bu buluşmada verilecek yemek dolayısıyla, genç yaşta aramızdan ayrılan,  ailesini ve tüm Göpsenlileri derinden üzen rahmetli Şenol İçbudak’ı anmış olacağız. Eşi ve çocuklarının isteği üzerine verilecek bu yemeğin, onun ruhunu şad edeceğini,  hayırlara vesile olacağını, içerden ve dışardan gelen engelli ve engelsiz tüm katılanların, O’na bildikleri dillerde, rahmet okumalarını ve dua etmelerini sağlayacak. Kendisinin de bir yardımsever olduğunu bildiğimiz, kardeşimizi de bir kez daha  anmış olacağız. Bu nedenle, aileye bu duyarlılığından dolayı teşekkür eder, yaptıkları bu hayırın tanrı katında da kabul bulmasını diliyoruz.

İkincisi ise, uzun süredir engelli olan bir kardeşimizin toplum yaşamına kazandırılması, evi dışındaki günlük gereksinimlerini giderebilmesi ve ailesinin üzerindeki yükünün hafifletilmesi amacıyla Lebenshilfe Porz/ Köln ve onun bir kuruluşu olan WMB Rösrath  ve Sevgili Yalçın Çevik kardeşimizin büyük çabaları sonucu,  yine Hollanda’da yaşayan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir hayırseverin katkıları ve derneğimiz aracılığıyla temin edilen elektrikli aracın teslim edilmesidir. Dileğimiz, bu gibi katkı ve yardımların sürmesi ve gereksinim duyan insanların yardımına anında koşulmasıdır.

Bu buluşamın bir başka anlamı da, muhtarımızın iki yıl önce vurguladığı ve tanımladığı “Göpsen-Almanya İnsanlık Köprüsü” nün kurulmasıdır.

Bu gibi anlamlı ve insanı açıdan huzur verici duyarlılık ve paylaşımların verdiği iç rahatlığını, maddi ve manevi tadı oradaki herkesle paylaşmaya bekliyoruz. İnsan olarak, Göpsenli olarak, dernek üyesi olarak en önemlisi  duyarlı birer varlık olarak,  dostluğumuzu ve  sevgimizi birleştirip, acıların ve sıkıntıların azalmasına, mutluluk ve sevinçlerin çoğalmasına ortak olalım...

Gelin canlar, bunları birlikte yaşayalım, birlikte paylaşalım, birlikte neşelelim, birlikte hüzünlenelim...

İki haziran ikibin onbir de Göpsen’ de buluşmak dileğiyle....

GYDKD – Avrupa, YYDKD-Çorum, Yaylacık Köyü Muhtarlığı



Futbol Turnuvası ve Mangal Partisi


DUYURU

Değerli üyelerimiz, Değerli Göpsenliler ve Sevgili Dostlar,

Derneğimiz, sizlerin istek ve görüşleri doğrultusunda

“Futbol Turnuvası ve Mangal Partisi”

düzenlemiştir.

24.04.2011 Pazar günü yapılacak etkinlik saat 12:00 de

SC NORD
Rixdorfer Str. 56
51063 Köln (Mülheim)

adresindeki FUTBOL SAHASI’ında yapılacaktır.

İsteyen arkadaşlar takımlarını oluşturup (7 kişilik), 20.04.2011 tarihine kadar aşağıdaki telefon veya mail adresleri aracılığıyla dernek yönetimine bildirebilirler.

Organizyonun daha güzel olabilmesi için katılmak isteyen ailelerin önceden bilgi vermeleri rica olunur..

Ayrıca, bu organizasyona dernek üyesi olsun yada olmasın tüm dostlarımızın davet edilmesi, katılımın sağlanması için destek verilmesi, herkesin çaba harcaması ve sevdiklerimizin bilgilendirmesinin bir görev sorumluluğunda yapılması gerekliliğine inanmaktayız.

Vereğiniz destek, alacağınız görev ve katkılarınızdan dolayı  teşekkür ederiz.

Turnuvada görüşmek dileğiyle.... Saygılarımızla!

GYDKD – AVRUPA Yönetim Kurulu

Göpsenliler (YAYLACIKLILAR) Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği 
                  (Kulturverein zur Solidarisierung mit den Menschen aus Göpsen e.V.)

ADRES:    D- 51469 Bergisch Gladbach, Mülheimer Str. 232       

TEL.:  00 49 2202 97 90 621  - 00 49 221 17 03 965  - 00 49 221 680 89 787
          00 49 172 24 54 129 - 00 49 172 89 25 460 - 00 49 177 57 82 584

FAX:   00 49 2202 9790623 - 00 49 221 170 44 62
@ :    site@yaylacik-gopsen.com; gopsenli@hotmail.de;  gopsenli@gmx.de

         www.yaylacik.eu - www.yaylacik.dewww.yaylacik.nl - www.gopson.com 

                               www.yaylacik-gopsen.com  

 



Antwerpen Toplantısı

ANTWERPEN (BELÇIKA) TOPLANTISI

Değerli Arkadaşlar,
Sevgili Dostlar,
Daha önce (18.10.2010 tarihli) mektubuzda da belirtiğimiz gibi, derneğimizin çalışmaları  ve geleceği hakkında çalışmalar yapmak amacıyla iki tane bölgesel toplantının yapılacağını belirtmiştik.
Bunlardan birincisi, 13 Kasım 2010’ da Brilon’da gerçekleştirildi. İkinicisinin de Belçıka’daki temsilcilerimiz, üyelerimiz ve arkadaşlarla yapılan görüşme sonucu tarihi kararlatırıldı. Bu toplantının
27 Şubat 2011 tarihinde saat 12:00 te Antwerpen’de
yapılması uygun görüldü.
Burada yapılacak bu toplantının, daha verimli geçmesi ve doğru kararların alınabilmesi için
 o çevredeki üyelerimizin, köylülerimizin ve dostlarımızın tümünün katılması beklentimizdir.
Bu toplantılara katılarak, kendi düşünce ve görüşlerinizi toplumla paylaşacak, kararlara yön verecek ve derneğimizin geleceği hakkında söz sahibi olacaksınız.
Yapılacak bölgesel toplantılara, dernek üyesi olsun olmasın, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, köyümüz, köylülerimiz ve dostlarımız hakkında söyleyecek sözü olan herkes katılmalı ve düşüncelerini, beklentilerini ve eleştirilerini bizlerle paylaşabilmelidir...
Katılmak isteyenlerin, organizasyona yardımcı olmaları açısından, kaç kişi ile katılacaklarını aşağıdaki telefonlardan birine bildirmeleri (ya da yanıt olarak E- MAIL yazmaları) rica olunur

Saygılarımızla!

Avrupa-GYDKD Yön. Kur.

Organize: Bursal Mercan, Besin Özşahin (Tel.: 0032 477 511090 – 00 32 32 383946 / 0032 477 661399 . 0032 32303633 / yada derneğimizini irtibat telefonlarından - aşağıdaki telefon numaralarından) birini arayabilirsiniz....
___________________________________________________________________

Göpsenliler (YAYLACIKLILAR) Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği
(Kulturverein zur Solidarisierung mit den Menschen aus Göpsen e.V.)

ADRES:    D- 51469 Bergisch Gladbach, Mülheimer Str. 232       

TEL.:
  00 49 2202 97 90 621 - 00 49 221 17 03 - 00 49 221 680 89 787
            00 49 172 24 54 129 - 00 49 172 89 25 460 - 00 49 177 57 82 584

FAX:   00 49 2202 9790623 - 00 49 221 170 44 62
@ :    site@yaylacik-gopsen.com; gopsenli@hotmail.deBu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.yaylacik.eu
- www.yaylacik.dewww.yaylacik.nl - www.gopson.com
                        www.yaylacik-gopsen.com



DUYURU / RESUL ARSLAN - ISTANBUL DUYURU / RESUL ARSLAN - ISTANBUL

İstanbul Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü, hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm tedavi masrafları ve kullandıkları işitme cihazının ücretsiz karşılanacağına dair açıklamada bulunmuştur.
İhtiyaç sahipleri bağlantı kurarlarsa geçerlilik koşullarını araştırabilirim...

Resul Arslan / Istanbul
resul_arslan@mynet.com


Bilgi Değişimi-Dernek-Planlama

Bilgi Değişimi-Dernek-Planlama

 

Değerli Üyelerimiz,

Sevgili Göpsenliler, Değerli Dostlarımız,

 Derneğimizin geleceği ve yapacaklarımız hakkında kendimizi sorguladığımızda pekte iyi bir yerlere gelemediğimizi anlayabiliyoruz. Bu sorgulamayı, biz yöneticilerle birlikte, sevgili üylerimizin, Göpsenlilerin ve bugüne kadar yakınımızda olan değerli dostlarımızın da  yapmaları gerektiğine inanıyoruz.

Derneğimizin kalıcılığı ve geleceği için bu sorgulamanın yüksek sesle yapılmasının ve bununda üyelerimiz ve yönetimle paylaşılması gerektiği kanısındayız. Buna olanak sağlamak için, bu yıl sonuna kadar, biri Brilon (ALMANYA) diğeri Antwerpen (BELÇIKA) olmak üzere iki tane bölgesel toplantı yapmak istiyoruz.

Bu toplantılarda, „derneğimizin geldiği yer, yapamadıklarımız, çalışma sistemimiz, yönetim-denetim-disiplin-danışma ve diğer kurumlardaki aksaklıklar,  yapmak istediklerimiz, gençlerimizin ve kadınlarımızın aktif rollleri, program, tüzük, genel kurul“ konuları (ve ayrıca katılımcıların görüşleri) üzerinde konuşulacak, görüşler ve öneriler toplanacak, derneğimize yeni bir yol haritası çıkarılacaktır. (BİLGİ NOTU: Ayrıca bu mektup internet üzerinden de tartışmaya açılacak, katkı sunmak isteyenler tarafından konunun tartışılması sağlanacaktır).

 



ikinci özürlüleri bulusturma günü Dernegimizin destek ve katki sundugu Muhtarligimizin ve corum dernegimizin organize ettigi bulusma günü 06.06.2010 Pazar günü yapilacak. WMB Yetkilileri  (Almanya Rösrath`taÖzürlülere Barinma va Egitim sunan kurum )da Tekerlikli sandalye, yürüme aleti ve degisik hediyelerle  katkida bulunacaklarir. Ayrica gecen yil yaptiklari ziyarette cok menun olduklarini ve yeniden biraraya gelmek istediklerini Baskanimiz sayin İsmail Özşahine bildirmişlerdir. Bu vesile ile Başkanımız Çorum dernek basşkanımız sayın Niyazi Özmercan vede Köyümüz muhtarı Sayın Hüseyin Özsoyla irtibata geçerek gerekli organizasyonu yapmışlardır.
Köylülerimizin kendisini yanlız bırakmayacagını umut ediyor bu gezininde köyümüz ve köylülerimiz vede özürlülerimiz için bir umut ışığı olmasını temenni ediyoruz

GYYDK  Köln

ÖRGÜTLÜLÜK / İsmail Özşahin

AÇIKLAMA ve DUYURU

Köln, 09.05.2010

 Sample Image

Değerli Üyeler,
Sevgili Göpsenliler,

Üzülerekte olsa, son zamanda yaşamakta olduğumuz ve mahküm bırakıldığımız „DUYARSIZLIĞI, İLETİŞİMSİZLİĞİ, BANA NE'CİLİĞİ, SORUMSUZLUĞU hatta VURDUM DUYMAZLIĞI“ sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Değişik zamanlarda (yani sıkıntıların olmadığı herşeyin yolunda sanıldığı zaman) paylaşımdan, dayanışmadan, yoldaşlıktan, kardeşlikten, barıştan, mücadeleden, emekten, acılarlardan, siyasetten, kurtuluştan ve nice şeylerden söz ederek, kendilerinin bu mücadelerde var olduklarını, iyinin, güzelin ve doğrunun sürekli destekçisi olacaklarını, kötünün, yalanın, talanın ve sömürün karşısında ve takipçisi olacaklarını yineleyen bizler, üyelerimiz, Göpsenliler, dostlarımız ve sevenlerimiz ne yazıkki sınıfta kalmıştır. Hani hep diyorduk ya; „acılar ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalırlar, sevinçler ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalırlar“ ne yazikki bunu da yapamadık, bunu bile başaramadık….

Birliktelikten, dayanışmadan, paylaşımdan, … söz ettik, bölündük, parçalandık, azaldık ve güçsüzleştik… Bunuda başaramadık….

Eğitimden, okuldan, sağlıktan, başarıdan ve gelecekten, … söz ettik, birlikte çözebileceğimiz sorunları konuştuk, gelecek için umuttan söz ettik; olmadı „umutlarımıza“ kurşun yağdırdık….

Çocuklarımızdan, gençlerimizden, kadınlarımızdan ve onların özgür, güvenilir, sağlıklı geleceklerinden söz ettik; onların bir araya gelmemesi için sorunlar ürettik.

Dernek, dayanışma, güçbirliği dedik, o amaçla başımızı yola koyduk, sonunda „böl,parçala yönet“ oyununa kurban gittik.

Köyümüz, köylümüz, … dedik, onları da boylarına ve ceplerine göre gruplara ayırdık, yenilen yemeklerin kalitelerine göre isimlendirdik…

Bunların hiçbiri de yetmedi, düğün, cenaze ve kurbanlarımızı da sınıflandırdık. Ya kimimiz, o daha önce milletin efendisi olan „köylümüzü“ artık kendimizden saymıyoruz, ya da boyuna ve cebine göre önem grubuna yakıştırıyoruz. Bunu artık cenazelerimizde ve kurbanlarımız da da yapmaya başladık ve sonucununda nereye gideceğini tahmin edelim artık… Başkasının yıllarca beceremediğini kendimiz yapıyoruz.

Sonuncusuda (daha birçok neden var ama…) herşeye rağmen aramızdaki iletişimsizlik, yüzyüze ve gözgöze konuşamama, bugünkü teknolojiyi bu amaçla kullanamama ayıbımızdır. (Eğer bunu çocuklarımız aracılığı ile de kullanamıyorsak o da ayrı bir iletişimsizlik ayıbı sayılmalıdır.)

Bu sonuca nereden mi vardık, diye sorarsanız size kısaca birkaç örnek:

1.    Seksenli yıllardan sonra köyümüzdeki yıkım, talan, göç, emeğe ve toprağa hor bakma…

2.    Son yirmi yıllık köyümüzdeki muhtarlık seçimleri ve sonuçları…

3.    Derneklerimizin (Avrupa-Avustralya-Çorum) kuruluşları ve sonrası yaşanılanlar…

4.    Bunca yaşananlara nazaran, emekçilerin ve yoksul köylülerin alınterleriyle meydana gelen okul, sağlıkocağı, cemevi, morg, yollar, çeşmeler, internet,… vs bunların nasıl kullanıldığı…

5.    Son birkaç yıldır derneğimizin sitesi herkes tarafından bilinmesine karşın, ölülerimize ve ölü yakınlarına yönelik yazılan mesajlar

6.    Düğünlerimizin sitemizde yayınladığımız halde aynı yerlerde, aynı günlere denk getirilerek, insanlarımızın bir araya gelmesini önleme çabaları, yada birbirini önemsememe duyguları, dernek ve köy sitesinin takip edilmemesi gereken çönemin verilmemiş olması…

7.    Eğitime katkı maçlı yapılan gecelere, dernek toplantılarına, köyümüz ya da köylümüze yönelik etkinliklere katılmama, önemsememe…

Bunları kendinize göre çoğaltabilirsiniz… Ama hiç kimse, sitede „iki düğünün aynı güne denk geldiği haberine“ bakarak, „bundan birşey yok, olur böyle şeyler“ diyerek işin içinden çıkmaya kalmasın…. Aslında sorun tam da burada…. Bu Göpsenlilerin ve dernek üyelerimizin o kadar da örgütlü olmadıklarını, hatta örgütlülüğe inanmadıklarını gösterir.

Unutmayalımki, varlığımız ve gücümüz ne olursa olsun kişi olarak herbirimiz yalnızız, hatta bazende yapa-yalnızızdır. Ama hepimiz bir araya geldiğimiz de, orada „BİZ“ oluruz, sesimizin ve gücümüzün birleşmesi ile „yalçın dağlara“ „çılgın nehirlere“ hatta „denizlere“ benzeriz.

İşte bu bu yüzden diyoruzki, „kolay yem olmamak, zalime boyun eğmemek, kula kulluk etmemek, namerde muhtaç olmamak“ için „insanlık onurumuzla“ hep birlikte, herzaman ve sonsuza dek yaşayabilmek için, birlik olalım, örgütlü olalım, gücümüze ,inanıp güvenelim…

Daha güçlü, örgütlü ve mutlu yarınlar için gelin „elele“…

Saygılaımızla!

GYDKD Yönetim Kurulu Adına

İsmail Özşahin

(Bşk)



"KOÇERO" olmak ya da "KOÇERO"lar yaratmak

"KOÇERO" olmak ya da "KOÇERO"lar yaratmak

Koçereo Destanı“ nı ya da öyküsünü birçoğumuz ya dinlemiştir ya da okumuştur. Bu destan ve öykülere göre herkesin kendine göre bir „Koçero“su vardır: Bu „Koçero“ kimi zaman yiğit, korkusuz, tavizsiz, hak arayan, haksızlığa boyun eğmeyen, bir kahraman hatta „başkaldırıdır“.
Kimi zaman yoksulun yanında yer alan, onun durumuna üzülen ve yoksulluğun son bulması için dağa çıkandır
Kimine göre de hak, eşitlik ve adalet için savaşan bir yüce kahramandır

Kimine göre de eşkiya, vatan haini, çapulcu…vs. olur.



Koyden Haber var  Sevgili Göpsenliler vede Göpsen dostları;Niyazi Özmercan Yönetimindeki” Yaylacıklılar yardımlaşma ve dayanışma derneği ‘ Yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla uyumlu bir şekilde hizmette sınır tanımıyorlar.Son olarak Demircibabaya vede aşağıdaki çeşmenin düzlüğüne çınar ağaçları vede çam diktiklerini demircibabaya çok geniş yol yaptıklarını dikilen çam ağaçları vede çınar ağaçlarının başkan Niyazi Özmercan tarafından karşılandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu vesile ile kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Umarız başkanın bu çabası tüm köylülerimize örnek teşkil eder.Ayrıca köyümüzdeki eski köy ilkokulunun  köy tüzel  kişiliğine alınması eğlence vede mesire alanına çevrilmesi için vali ile görüşmelerin devam ettiğini bu ve buna benzer haberlerin yeni açılan sitelerinde www.gopsen.com adresinde takip edilebileceğini duyurmuşlardır.www.yaylacık-gopsen.com site yönetimi olarak kendilerine teşekkür eder çalışmalarının daim olmasını temenni ederiz. Site Yönetimi

TEŞEKKÜRLER (!?)

  DUYARLILIĞINIZ (!?) İÇİN TEŞEKKÜRLER!

Bildiğiniz gibi, derneğimiz 20 Şubat 2010 tarihinde Köln’de “eğitime destek” amaçlı bir gece düzenledi, bu geceden elde edilecek gelirin tümü, üniversiteli kardeşlerimize ve özürlülerimize verilecekti.

 

Ne acıdır ki, sadece amacından dolayı gereken katılım sağlanamadı.... Bu gibi etkinliklere GÖPSENLİLER ve dostlarımız gereken duyarlılığı göstermediler ve önemsemediler, bu duyarlılıktan dolayı(!?) TEŞEKKÜRLER!!!!!!!!.



RESIMLER  Değerli Yaylacıklılar
05 Mart 2010 tarihinde köyümüz Göpsende gerçekleştirilen CEM ERKANINA ait resimler sitemizin Resiler menüsünden yayına sunulmuştur.
Resimleri beğeneceğinizi umut ediyor iyi eğlenceler diliyoruz.....

SİTE YÖNETİMİ

Göpsende Cem Erkanı  Değerli yaylacıklılar vede Yaylacıklı dostalarına önemle duyurulur.
05 Mart 2010 tarihinde köyümüzde Birlik cemi yapılacaktır.
Yer: Yaylacik köyü cemevi
Hareket yeri: Corum Alevi Kültür Merkezi önü
Hareket saati: 18:30

Köye topluca otobüs ile hareket edilecektir. Bu vesile ile tüm yaylacıklılar vede yaylacıklı dostları davetlimizdir.

Bu anlamlı günde köylülerimizin birlik ve beraberliğimize katkı yapmalarını önemle rica ediyoruz .
Birlik ve beraberkliğimizin daim olması dileklerimizle...
Tertip Komitesi adına:

Kazım Özerdogan Göktaş Uzuner


Başkan İsmail Özşahin'in Gece Konuşması

Değerli Konuklar,
 Sevgili Göpsenliler ve Değerli Üyeler,

Avrupanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’den gelerek bizleri onurlandıran siz değerli konuklarımıza, sesleri ve sanatları ile destek veren değerli arkadaşlarımıza, bu gecenin hazırlanmasında emek sarfeden  sevgili arkadaşlarımıza, kısaca burada olan herkese hoş geldiniz diyor, katılım ve destek için herkese teşekkür ediyorum.

Sevgili Konuklar,
Avrupa - Göpsenliler Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneğimiz, 2004 yılında yine siz değerli dostlarımızın ve Göpsenlilerin çabaları ve katılımı ile kurulmuştur. O günden bugüne, Çorum ve Avustralya’daki Göpsenlilerde kendi aralarında dernekler kurdular , daha örgütlü, daha katılımcı ve daha güçlü bir şekilde insanlarımıza ve köyümüze hizmet etme yarışına girdiler. Bu yarışta görev alan herkese huzurlarınıda birkez daha teşekkür ederim.





Geleneksel Dayanışma ve Paylaşım Gecesi

GÖPSENLİLER
"GELENEKSEL DAYANIŞMA ve PAYLAŞIM GECESİ'NDE"
BULUŞUYOR!

YER: Bürgerhaus Kalk
Kalk-Mülheimer Str. 58
D-51105 Köln
TARİH: 20.02.2010
AVRUPA'daki tüm GÖPSENLİLER, DOSTLARIMIZ, HALK MÜZİĞİNE GÖNÜL VERENLER
ve
EĞİTİME KATKI VERMEK İSTEYEN, DUYARLI HERKES DAVETLİDİR!
GYDKD – AVRUPA

NOT:
Geceden elde edilecek gelirin tümü, gen
çlerin ve özürlülerin eğitimine katkı
amaçlı harcanacaktır!



Kaybettiklerimiz

Sanal Mezarlık

Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
yaylacik-gopsen
DUYURU: 
Köylümüz saadet kara
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Arama

Üye Girişi

Üye Girişi