Skip to content
Yazı Renkleri
Bulunduğunuz sayfa:

Ziyaretçi Defterine Yaz


hüseyin    30 Aralık 2010 15:59 |
DEĞERLİ YAYLACIKLILAR VE SİTE OKUYUCULARI
HEPİNİZİN YENİ YILINI KUTLAR
2011 YILININ SİZLERE
SAĞLIKLI,MUTLU VE BAŞARILI
BİR YIL OLMASINI DİLERİM.

Yaylacık Köyü Muhtarı
HÜSEYİN ÖZSOY

bursal    30 Aralık 2010 11:46 | antwerpen
bursal19@hotmail.com
2010 yilinida geride biraktik
ve bir yil daha geride biraktik gelecek olan 2011 yili dilerim insanlara mutluluk huzur guven getirir silahlarin sustugu insanlarin baris icinde bir yil gecirmelerini dilerim

kadir celik    27 Aralık 2010 10:04 | bursa inegöl
selam tum yaylacık koyu sakınlerı sızlere calısmalarınızda basarılar dılerım bende karahacip liyım bursa inegolde mobilya imlt yapıyorum ortakoy dede satıs yerımız vardır emegı gecen her kese tsekur edrım

hüseyin    26 Aralık 2010 21:52 |
OTUZ İKİ YIL SONRA MARAŞTA 'MARAŞ OLAYLARINI' PROTESTO ETMEK VE OLAYLARDA DERS ÇIKARMAK İÇİN BİR DAHA BU TÜR OLAYLARIN OLMAMASI İÇİN ORADA TOPLANAN GRUBA AĞZI SALYALANMIŞ ÖKKEŞLERİN GÜDÜMÜNDE 1978 YILINDDA YARI BIRAKTIKLARI YERDEN TEKRAR BAŞLAMALARI GİBİ BİR İZLENİM ALEVİ CAMİASI TARAFINDAN ENDİŞE İLE İZLENDİ.ONUN İÇİN YAZACAĞIMI OZAN MAHZUNİNİN BİR ŞİİRİ İLE DİLE GETİRMEK İSTİYORUM.....
NİYE VURUYORSUN BE ÖKKEŞ!!
EĞER VURACAĞIN VARSA,
SEN KENDİ DÜŞMANLARINA VUR..
BİRGÜN FRANSIZ KURŞUNU BİZE ATILDIĞI ZAMAN
BERABER ÇALIŞTIK BE ÖKKEŞ!!
HAYDARI, YUSUF ÇAVUŞU VURMA
EMEKÇİNİN BABASINI VURMA, EMEKÇİNİN OĞLUNU VURMA
ÖKKEŞ. BİLİR MİSİN?
BEN MARAŞLIYIM BE ÖKKEŞ!!
AŞIK MAHZUNİYİM İŞTE..
BERABER KURTARDIK BU ÜLKEYİ
BERABER KURTARIRKEN NE MEZHEP VARDI, NE DİN.
ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI VARDI
GENEDE KÜSMEDİM SANA ÖKKEŞ
GENEDE VUR BİZİ;
AMA BİZ SİZİ GENE SEVERİZ'...
HÜSEYİN ÖZSOY/ÇORUM

halil    25 Aralık 2010 17:52 | köln
sarimercan@hotmail .com
Sevgili Arkadaslar,

Belcika`da yapacagimiz toplanti kötü hava kosullari nedeniyle ertelenmistir, duyrulur...

Belcika`daki üyelerimizden ve Göpsenliler`den özür dileriz....

Saygilarimizla!

AVRUPA - GYDKD Yön. Kur. adina
Halil Sarimercan ( Sayman)

Not: Toplanti tarihi daha sonra bildirilecektir....

hüseyin    24 Aralık 2010 18:21 |
DUYURU!!!:
Daha önce duyurduğumuz telefon hatlarındaki problemin giderildiği tüm gurbetçilerimize duyurulur.
MUHTAR: HÜSEYİN ÖZSOY

muslumcevik    18 Aralık 2010 17:35 | çorum
SİLAHTA ÖNDE EĞİTİMDE SONUNCUYUZ..
Bu hafta bütçe Görüşmeleri tartışmalı ve hararetli geçti Başbakan Erdoğan mecliste görüşlerini açıklarken yüzünde büyük memnuniyet ifadesi dikatimi çekti parlementoyu zaptu rapt altına almış dedğim dedik edasıyla butün icratlarını sıraladıktan sonra
Türkiyenin ABD ve İsrailden sonra insansız uçak yapan üçüncü ülke olacağını öğrendik Türkiye bir kaç yıl sonra kendi yaptığı ilk uyduyu uzaya atacakmış. kendi öz piyade tüfeğimizin seri üretimine geçmemizin zamanı yakınmış. Kendi tankımızın proto tipi hazırmış Savaş gemisi yapıyor ve satıyormuşuz.
İşte cehaletin karanlığında çıkamıyorsak yıllardır bu ve bunun gibi verimsiz ve akılsız yatırımlara milyarlar harcandığı içindir.
Bir taraftan komşularla sıfır sorun politikası izlemek ve benim çevremde düşman ülke yoktur diye böbürlenmek, diğer taraftan dünyada silahlanmaya en çok para harcıyan ülkelerden biri olmak akıl ile bağdaşmaz...
AKP de diğer hükümetler ğibi önceliği silaha veriyor çünki silahta rant var, Eğitimde yok, ama Eğitimsiz atatürkün işaret etiği muasır medeniyet seviyesi yakalanamaz, zenginleşmek ise imkansızdır.
takip ettiğim kadarıyla OECD nin son Pisa Araştırmalarının sonuçları şöyleymiş 65 civarında ülkede yarım milyar 15 yaş üzeri öğrenciye uygulanan bir test iki saatlik sınavda okuma, matematik, ve fen soruları var.
Amaç gençlerin elde ettikleri eğitimi gerçek hayatta nasıl uyguladıklarını ölçmek.
Bu gibi yarışmalarda her zaman sıranın en altında yer aldığımız için bu araştırmanın sonucu sürpriz olmadı test edilen bütün konularda OECD ortalamasının altındayız Genel sıralamada Avrupa ülkeleri arasında sonuncuyuz
bu verileri açıklayan çokça araştırmalar var. ülkemizin eğitimde en geri sıralarda olmamızın tek nedeni Türkiyeyi yöneten gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin eğitime gereken önemi vermemiş olmasıdır.
Yarışmalarda en iyi performansı gösteren ülkeler eğitime en çok para harcıyan ülkelerden en iyi öğretmenlere ve en iyi eğitim sistemine sahip olanlar da oluşuyor.
Gözünü para hırsı bürümüş bu hükümetler için önemli olan Ailelerinin ve şirketlerinin kasalarına akacak paralardır. sermaye yanlısı bu hükümetleri finanse eden yol yöntem gösteren işçinin emekçinin yoksullaşmasına sebep olan ulusal ve uluslar arası sermaye, özellikle son on yılda dünya da dolar milyardelerinin sayısı 500 yüzden 1011 Kişiye yükselmiş Kırize rağmen yatırımların kimlere yaradığını böylece daha iyi anlamış oluyoruz.
Saygılarımla M Çevik

MUSLUM CEVİK    16 Aralık 2010 10:23 | ÇORUM
TAKİYECİ AKP ZİHNİYETİ..
Değerli okurlar önceki yazılarımda belirttiğim gibi bizim yazı yazmamız için malzeme aramamıza gerek yok medyayı az çok takip ettikmi kendi yorumumuzla şifrelerini çözüp açık anlaşılır hale getirmek çok zor değil medyada konuşulan tartışılan hayatımızı ve geleceğimizi ilgilendiren ne varsa dünyamızın evrensel değerleriyle karşılaştırarak, çarpıştırarak, bizim ne kadar alehimize ne kadar lehimize olduğuğunu fark etmek vede müdahale etmek görevimiz ve boynumuzun borcu olmalı bana necilik büyük aymazlıktır. önemli olan safımızı ve tarafımızı bilip her konuşulanın gerçeği yansıtmadığını duygu sömürüsü ve takiyecilik yapıldığını yüksek sesle söylemek ve haklarımızın takipçisi olmak görevimiz olmalı cumhuriyet değerlerini korumak ve ileri demokırasiye kavuşturmak amacı güden aydınlarımız profösörlerimiz, adına derin devlet denilen kontürgerilla yöntemleriyle bir bir faali meçhule gönderildiler. faalleri karartılar büyük millet meclisinde faali meçhül olayları araştırma komisiyonu kuruldu bu ve benzeri cinayetlerle, ilgili çağırılan rüppeli rüpesiz etkili yetkili bir çok kimseler çağırıldı hatırlarsınız kimi ifade vermeye bile gitmedi gidenlerde bu ciddi olaylarla ilgili doğruyu söylüyemem söylersem rejim teylikeye girer diyerek üstü kapalı tehdit ve sonunu sen düşün ha! yukarıları göstererek bu davalar tozlu raflara bir daha açılmamak üzere terk ettiler. vijdanlarının sesini dinliyen az çok halktan yanayım diyen yerel yöneticilerce bu değerlerimiz onure edilerek unutulmaması için cade ve sokaklara isimleri verilerek yanan yüreklere su serpildi bu tabanın gururu okşandı yetmezsede ne yapalım elimizden gelen budur denilerek beklentiler amaçlar ertelendi vs.

Demokırasi havarisi kesilen her konuştuklarında adaleti hukuku eşitliği vs temsil ettiklerini en üst perdeden konuşan bu AKP li zevat takımı NEVŞEHİRİN Avanos ilçesinde sokaklara Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muamer Aksoy, Çetin Emeç Bahriye Üçok, gibi suikasta kurban gidenlerin adı verilmişti. Ancak AKP li Yeni BelediyeBaşkanı ve AKP li CHP li MHP li Belediye MeclisÜyelerince bu değerlerimizin isimleri kaldırıldı, hemi de Vijdanlarda derin bir yara açacak ŞEKİLDEKİ anlamsız önemsiz İSİMLERLE değiştirildi, medyada okuduğum kadarıyla bu değerlerimizden birinin isminin yerine konan yeni sokak ismi ZELVE vede DEREYAMANLI olarak takılmış demek ki bu değerlerimizin bir Ağaç parçası kadar Dere Kadar değeri yokmuş bu yürek sızlatan manzara yı görmezden gelmek kararmış yüreklere körelmiş duygulara mahsustur.gerçekleri araştıran halktan yana doğrudan yana taraf olan bu isimleri içine sindiremiyen AKP lilerin din, iman, hak, hukuk, dediğine bakmadan bu yazılan medyada konuşulanları sınıf refleksiyle taraf refleksiyle değerlendirelim ne yapacağımızı kendimize sorarak yanımıza katmanlarımızıda katarak çoğalarak bu yanlı ihtiraslı kin dolu anlayışlara karşı bu gidiş nereye! dur, demeliyiz...
Saygılarımla
M Çevik

hozsoy    13 Aralık 2010 12:40 | çorum
DUYURU
KÖYÜMÜZ HUDUTLARI İÇERİSİNDE BULUNAN KIZILHAMZA YAYLACIĞA KADAR OLAN BÖLGEDE YAKLAŞIK 7 DİREK ARASI OLAN 350 METRE TELEFON KABLOSU BİLİNMİYEN KİŞİLERCE ÇALINMIŞ OLUP TELEFON İRTİBATI KESİLMİŞTİR KÖYLÜLERİMİZİN VE GURBETÇİLERİMİZİN BİLGİLERİNE SUNULUR TAHKİKAT DEVAM ETMEKTE ONARIM YAPILDIĞI ZAMAN YİNE SİTEMİZ ARACILIĞYLA SİZLERE DUYURULACAKTIR..
Yaylacık Köyü Muhtarlığı.

muslumcevik    13 Aralık 2010 10:36 | çorum
30 YIL GEÇSEDE HALAA YÜREKLERDE...
Yazdıklarımı okuyup beyinlerinde ve gözlerinde enerji tüketen tüm doslarıma saygı ve sevgilerimle, kıymetli kardeşlerim sizlerinde bildiği gibi yöremizde çok sık kullanılan bir deyim vardır. dert inletir ölüm ağlatır diye, bu atasözümüzü özetleyen küçük yaşta İdam edilen halk önderini anımsayıp anlamak idallerini yaşatmak insanım diyen herkezin vijdani borcu ve görevi olmalı...
İnsanlar unutulunca Ölürler!
Bazı insanlar vardır, öldükten sonrada yaşamaya devam ederler.
Çünkü unutulmazlar.
Hayatta iz bıraktıkları için ölümsüzdür onlar. Kimi yüreklerde, kimi vijdanlarda, kimi akıllarda hatırlanarak yeniden doğarlar.ve hiç aramızda ayrılmazlar...
Erdal Eren i hatırlarsınız 17 yaşında Tutkulu, yaşamayı seven, kafa tutmayı seven, yaşama sevincini karşısındakilere de aşılamaktan hoşlanan vede sürekli itirazı olan bir gençti...
Erdal EREN, 12 Eylül faşist darbesinden sonra, işçi sınıfına ve halka göz dağı vermek için Kenan Evren in asmayalım da besliyelim mi? sözlerine karşılık 13 aralık 1980 de cunta mahkemeleri yaşını büyüterek işlemediği suçtan idam etmişti.kendisine pişmanım kandırıldım dersen idam cezasından kurtulursn telkinlerine karşı işçi sınıfına bağlılığını ve partisinin propagandasını yapacak kadar cesur davranmıştı.Karşıma ölüm çıkacaksa bundan korkmam, cesaretle karşılamam gerekir dedi Dediğinide yaptı darağacına dim dik çıktı.
Mahkemeye, Bir gün, mutlaka sizin yerinizde halkımız olacak, sizi ve koruduğunuz düzeni yargılayacak ve doğru kararı verecektir! diyerek seslenen, Son mektubunda ailesine ise, evlat acısının da sizin için ne derece etkili olacagını tahmin ediyorum, Ama ne kadar zor da olsa bu tür duygusal yönleri bir kenara bırakmanızı rica ediyorum Şunu bilmenizi ve kabül etmenizi isterm ki, sizin binlerce evladınız var. Bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek, ama yok olmayacaklar.Mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar diyen Erdal ın mücadelesi, idam edilişinim 30 yılında ülkenin her yerinde yapılacak olan, binlerce gencin katılacağı anmalarla gösterecek devam ettiğini...
Çünkü 30 yıllık süreçde değişen bir şey olmadı 30 yıl önce de gençler muhalifler devlet gözetiminde öldürülüyordu, bu gün de aynı şekilde öldürülüyorlar.
Aradaki fark 30 yıl önce askeri rejim gençleri muhalifleri öldürüyordu, bu gün de sivil rejim öldürüyor. Artık iktidarda kimin olduğunun hiç bir önemi yok...
Dün(, Asmıyalımda besliyelim mi? cuntanın başı Kenan Evren) ( Bu gün Kadın Çocuk demeden gereği yapılsın Recep Tayip Erdoğan) bunlara aldanıp kanmadan sıranın bize gelmesini beklemeden sorumluluklarımızın bilinciyle ne yapabilrizi kendimize sorarak fazla geç kalmadan haklarımız için HALKLARIMIZ LA birleşelim bana necilik aymazlıgın en büyüğüdür...
Saygılarımla M Çevik...

niyazicicek    11 Aralık 2010 13:58 | çorum
Bu yazıyı Evrensel de okudum paylaşıyorum, selamlar...
Wikileaks tartışmalarını hep birlikte izliyoruz. Bütün bu yorumlar içerisinde hükümet yanlısı liberallerin yaptıkları yorumlar diğerlerinden bütünüyle ayrılıyor. Bunlar büyük bir yavşaklık ve iki yüzlülükle ortalığa saçılan bilgilerin hükümete yaradığını, uygulanan dış politikanın doğruluğunu kanıtladığını ileri sürüyorlar. Hükümet ise sadece gösteri yapıyor. Önemsiz bir kaç hakkında dava açacağını vb. ileri sürüyor, olayların unutulmasını bekliyor.
Şimdi yayınlanan bilgilerin hükümete yaradığı ve uygulanan dış politikayı doğruladığını ileri sürenlerin iddialarına yakından bakalım. Hükümetin ve onun dümen suyundaki yavşak liberallerin iddiası neydi: iddia şuydu, AKP Hükümeti bölgede bağımsız bir dış politika izlemekte, komşularıyla ilişkileri sıfır sorunlu hale getirmeye çalışmaktadır. Ama ortalığa saçılan bilgilerden sadece ikisi bu iddianın bütünüyle yalana ve iki yüzlülüğe dayandığını açıkça ortaya koymaktadır.
İlk belge şu: ABD Savunma Bakanı Robert Gates, 6 Şubat 2010da Ankarada yaptığı karşılıklı görüşmelerde, Türkiye Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile ayrı görüşmelerde bir araya geldi...Gönül, Gatese radar konusundaki görüşmelerin hükümet içinde devam ettiğini belirtti. ABDnin değerlendirdiği alternatif bölgeleri soran Gönül, Türkiyenin radar sistemi yerleştirilmesi için en iyi ideal yerin Türkiye olduğunu tekrarladı.(belge no: 10ANKARA251 Gönderen makam: ABD Ankara Büyükelçiliği) (Hürriyet 1 Aralık 2010 Wikileaks Türkiye Belgelerinin Tüm Detayları)
Yani AKP Hükümetinin füze kalkanın Türkiyede kurulmasını istemediğini, komşularla sıfır sorun demagojisini üst perdeden yaptığı bir dönem. Ama bu hükümetin Savunma Bakanı füze radarlarının yaygın adıyla füze kalkanı- Türkiyeye yerleştirilmesi için kulis yapıyor. Görüşmenin yapıldığı bu tarihten aşağı yukarı 10 ay sonra hükümet sözde şartlar koyarak bunların beş paralık değerinin olmadığı sonra anlaşıldı- füze kalkanına onay veriyor. Nerede komşularla sıfır sorun, nerede ABDden bağımsız politika, nerede sözde ulusal çıkarlar? Kendi halkına karşı yalan söyleyen, iki yüzlülüğü dış politika olarak benimseyen bir anlayışla karşı karşıyayız.
Bir diğer belge ise şu: 12 Kasım 2009 tarihli belge ABD Berlin Büyükelçiliği mahreçli ve hizmete özel damgalı. Belge, Almanya Başbakanlığı Ulusal Güvenlik Danışmanı Christoph Heusgen ile ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Philip Gordon arasındaki bir görüşmeyi özetliyor. Gordon, Alman koalisyon hükümetinin ülkedeki nükleer silahların geri çekilmesi taahhüdünü yerine getirip getirmeyeceğini sorduğunda Heusgen, Rusyanın elinde binlercesi varken, 20 diye andığımız Almanyadaki taktik nükleer silahları tek taraflı çekmek anlamlı değil. İki taraf da bunu yapmalı diyor....Gordon, bu teklifin olası sonuçlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledikten sonra şu ifadeleri kullanıyor: Almanya ve belki Belçika ile Hollanda nükleer silahları çekerse, her ne kadar bunun gerekliliğine hala inanılsa bile Türkiyenin kendi nükleer silah stokunu elde tutması da siyaseten çok zor hale gelebilir. (Hürriyet) Bu belgenin önemi şurada, resmi ağızlarca Türkiyede atom silahı olduğu ilk kez söyleniyor.
Peki ama AKP Hükümeti nükleer silahlar konusunda hangi politikayı savunuyordu? Hükümet nükleer silahlara karşı olduğunu, bölgedeki tüm nükleer silahların imha edilmesi gerektiğini, bölgenin nükleer silahlardan arındırılması gerektiğini savunmuyor muydu? Çıkıp ortalıkta yaptıkları konuşmalara bakılırsa savunuyordu. Ama ülkede, üstelik ABD denetiminde nükleer silahlar var ve bunu sadece Türkiye halkı bilmiyor, komşu halklarda biliyor. Ama Başbakan ve Hükümet üyeleri halkın karşısına geçip masal okumaya devam ediyorlar.
Bu belge ve bilgileri çoğaltmak olanaklıdır. Ancak Hükümetin ABD çıkarları temelinde izlediği dış politikayı, hükümeti desteklemekte hiç kusur etmeyen liberal tayfasının yavşaklığını ve yüzsüzlüğünü anlamak için bu kadarı yeterlidir. Ama onlar şöyle diyebilirler, biz eksen kaymasının olmadığını, hükümetin ABD ile iyi ilişkiler içinde olmasını zaten savunuyorduk. Çıkan belgeler zaten bizi doğrulamıyor mu? Bunlara söylenecek şudur: yavşaklığınıza ve yüzsüzlüğünüze eklenecek sıfat uşaklıktır. ABDnin sadık uşakları olduğunuzu, onu her koşulda savunduğunuzu, hükümetin işbirlikçiliğini alkışladığınızı bir kez daha kanıtlamış oldunuz. Ama insanın sadık uşak olması için zaten yavşaklık ve yüzsüzlük gibi özelliklere de sahip olması gerekmiyor mu?

muslumcevik    08 Aralık 2010 18:49 | çorum
COPLU DEMOKIRASİ..
Değerli Okurlar hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Yazışmak Anlayıp Anlatmak topluma karşı olan duyarlılığımızdan dır. bütün bu yazdıklarımı görsel ve yazılı basından derliyerek kendi yorumumu da ekliyerek sitemizde sizlere paylaşmayı görev sayıyorum.
Hepinizin izleyip takip ettiği gibi Wikileaks belgeleriyle ortalığa saçılan diplomatik gerçeklikler, medya tarafından bizim anlamamız gerektiği gibi değilde hükümetle muhalefet liderlerinin karşılıklı düelosu gibi taktim ediliyor. toplum iki ana güç üzerinden bir birilerine karşı kışkırtılıyor kemikleşmiş iki taraf haline getiriliyor.oysaki ortaya saçılan sıkandal belgeler işçi ve emekçileri gençleri işsizleri tüyü bitmemiş yetimleri bire bir ilgilendiriyor.
Diğer sıcak gelişme Başbakan Dolmmabahçede üniversitelerin nasıl olacağına. öğrenciler olmadan karar vermeye çalışırken, Rektörlere de nasıl demokırasicilik oynuyabileceklerini, demokırasiyi savunur gibi yapıp, öğrencilerin tepelerine nasıl saldıracaklarını öğretirken, bizim de sözümüz var diyen öğrenciler coplanmalı, biber gazıyla boğulmalı, ve göz altına alınmalıdır... Hatta son yaşanan olayda olduğu gibi, bir genç kadın çocuğunu kaybedene kadar dövülmelidir...
Diğer bir gerçekte uluslar arası savaş örgütü NATO, dünyayı yeni kanlı pilanlarının parçası haline getirirken ve ülkemiz iş birrlikçileri NATO nun, füze kalkanlarının Türkiyeye kurulmasına onay vermiş ken ülkemiz toprakları füzelerin rampası, ülkemiz gençliği emperyalistlerin kalkanı yapılmak istenirken, gençler uyutulmalıydılar...
Yine örneğin, halkın yeni ve demokıratik anayasa özlemini, darbecilere, savaş yanlılarına karşı öfkesini kullanarak, referandumda evet oyu toplamak için 12 eylülde idam edilen gençlerin analarına yazdıkları mektupları sahte göz yaşlarıyla okuyup duygu sömürüsü yapılırken Diyarbakır da kadında olsa,çocuk da olsa gereği yapılmalı Mardinde 12 yaşında Uğur kaymaz 13 kurşunla taranmalı Licede 14 yaşında Ceylan havan topuyla vurulmalı, Ülkenin bir kısmın da yüzlerce çocuğun katledildiği ölü çocuklar coğrafyasına dönüştürülmeliydi...faili belli katliyamların katilleri bulunmamalı, bulunanlar yargılanmamalı, yargılananlar cezalandırılmamalıydı...
Gençler arasında düşmanlıklar körüklenmeli, provakasiyonlar tertiplenmeli, her Üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide olmamalı, işsizlikle gençler boğuşmalı, açlıkla gençler terbiye edilmeli, uyuşturucuya gençler bulaştırılmalı, savaşlara gençler gönderilmelidir...
Genç olmak, böyle bir ülke mücadelesininin parçası olmaktır. Örneğin, güncel tartışmalar eşliğinde, gençliğin söz hakkına sahip olduğu, halkın doğrudan katılarak hazırladığı bir demokıratik anayasa mücadelesinde saf tutmaktır. genç olmak savaşsız, sömürüsüz, sınıfsız bir dünya için işçi sınıfına bağlanmaktır gençliğin enerjisi bilgisi diğer sınıf katmanlarıyla birleşmesini mücadele etmesini gerektiriyor... beyefendi biz onları çağırdıkmı? pankartla bağırarak sokakları işgal ederek izinsiz gösterilerle ne demeye geliyorlar?
Oysaki Bütün sınırlamalara rağmen, Anayasa da yazılıdır. herkes önceden izin almaksızın, silahsız ve saldırısız toplanma veya gösteri yürüyüşü yapma hakkına sahiptir.
Bütün bu rezaletlerden sonra Emniyetçilerin sığındığı bir bahane var. Polisin Pisikolijisi Eğitimi vs Oysa biliyoruzki saldırmıyacaksınız emrini alan Polisin eğitimide, pisikolijiside, düzeliyor. yaney polise göz yuman hatta saldır emri veren siyasi iktidar veya iktidarın gözüne girmeye çalışan Amirdir.
Bu emri veren İstanbul emniyet müdürü hüseyin Çapkın daha evel bu münval saldırıların emrini veren ve suça ittiği polisleri kollayan göz yuman bir tanıdık isimdir.Manisa Emniyet müdürlüğünde çoğu lise öğrencisiyken vahşice işkence gören 16 Genç bu şahsiyeti tanımaktalar. yine 2007 de izmirde kovalanırken başının arkasına isabet eden bir polis kurşunuyla ölen 20 yaşındaki Baran Tursun du O zaman da polisler, ölümü gizlemek için trafik kazası raporu düzenlemişlerdi Cinayet in faali polis tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılırken, Öldürülen gencin isyan eden ailesi polise hakaret ten göz altına alınmıştı bu gibi amirler iş başında kalırsa polis cesaret alır, şiddet cüret kazanır bu gidiş hayra alamet gidiş değildir her ağzını açanın tepesine polis binerse bunun adına da demokırasi deniyorsa bu da hitlerden kalma bir demokırasi modelidir beyefendiye armağan olsun....
Saygılarımla M Çevik...
.

niyaziozmercan    02 Aralık 2010 18:10 | çorum
KÖYÜMÜZÜ UNUTMAYALIM..
Sevgili Yaylacıklı dostları ve Site takipçileri gönül isterki güzel olumlu keyifli haberleri sık sık paylaşalım bu da her zaman mümkün olmuyor.bizim insanımız vefalıdır, iyi kalplidir, fakat bazı fısıltılar miğde bulandırıyor. bu asılsız fısıltılar nede olsa az çok etkili olabiliyor. açık fikirli öz verili insanlar bu tip konuşmaları ciddiye almıyor, doğru bildiğini yapmaya devam ediyor.
Fakat çalışmaların uzağında kalan iyi niyetli kişilerimiz, görüntüye ve boş laf kalabalığına bu niye böyle diyebiliyor, yine niyazi özmercanın güzel deyimini de eklemek istiyorum Serçeye demişlerki niye bir aşağı bir yukarı uçuyorsun Serçe, dedi kodunun bir altında bir üstünde geçiyorum da ondan demiş.bu deyiminde konuyu özetlediği gibi insanımımızın nispeten şevki kırılıyor çekimserlik ağır basıyor olumlu iş yapmamız mesafe
almamız azalıyor.
Yinede elimizde geldiğince vefalı doslarımızın katkılarıyla Derneğimizin Öncülüğünde Niyazi Özmercan ile Müslüm Çevik tarafından alınan 30 adet çam ve çınar ağaçları demirci baba yöresine dikilmiştir ayrıca Eğitim Emekçisi Hasan Yetik öğretmenimiz geçen yıl olduğu gibi bu yılda iki adet tüplü çam fidanıni ödüyerek çalışmamızın fitilini ateşlemiştır. Sadık KIZILIRMAK isimli bir hayır sever dostumuz bu çalışmamızdan etkilenerek katkı yapmıştır. ayrıca Altın Sevinç isimli bir hayır sever bayan da 3 adet akasya fidanı ile katkıda bulunmuştur butün bu güzel çalışmalar umarız biraz sizlere moral sağlar bu tip güzel haberlerin sık sık yazlıp çoğalması için köylülerimizin derneğin yakınında olup çalışmalara katkı yapması grrekir
selamlar ve saygılarlarımızla
Y K Y D K D yönetim kurulu çorum..

EROL ÖZSAHIN    27 Kasım 2010 02:24 | BRILON
Selam yaylacikliLar; köyümüzün muhtarini tebrik etmek lazim.Köyümüzün kanalizasyonunu dösedigi icin basta ben yaylacikli olarak köyümün muhtari hüseyin abime cok tesekür ediyorum.
Inanin devlet dairelerinde sayilan ve yerini yapan muhtarimiz köyümüzün gururudur.
Yilardir senin gibi bir muhtara yaylacigin ihtiyaci vardi ve sonunda o yaylacik muhtarina ulasti tüm yaylaciklira sesleniyorum bu güzelim ve caliskan demokrat insana yardimci olalim ve yaylaciktaki göcü önlüyelim . saygiramila ÖZSAHIN EROL

hüseyin    24 Kasım 2010 18:46 |
BUGÜN SEVİNCİN HÜZÜNÜN AYNI ANDA YAŞANDIGI
24 KASIM ÖGRETMENLER GÜNÜYDÜ.
TÜM ÖGRETMENLERİN "ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜ" KUTLARKEN BÖYLESİ BİR GÜNDE BİR DEGERLİ ÖGRETMENİMİZİ KAYBETTİK.
SOSYAL KİŞİLİGİYLE MÜTEVAZİ BİR YAŞANTISI OLAN İBRAHİM YELEN HOCAYA ALAHTAN RAHMET,SEVENLERİNE SABIRLAR DİLERİM.ELBETTE HER CANLI ÖLÜMÜ TADACAKTIR;AMA BÖYLESİ APANSIZCA TIPKI BİR ASLANIN YAVRU CEYLANI BUGAZLARCASINA ACIMASIZCA HAYATINI SONLADIRMAK
KİMİN SORUMLULUGUDUR ONU BİLEMEM. ÖLMEK BU KADAR ZOR İSE YAŞAMAYA
DEGMEZ DİYORUM. İBRAHİM YELEN HOCA BUGÜN ORTAKÖY İLÇESİNİN CEVİZLİ KÖYÜNDE TOPRAGA VERİLDİ.MEKANIN CENNET OLSUN HOCAM!!! HÜSEYİN ÖZSOY


209
Ziyaretçi Defteri Kayıtlar
« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 »

Rasgele Resim

FACEBOOK

GOPSEN_YAYLACIK
      

Şiir Köşesi

Şiir Köşesi

ILETISIM BILGILERI

Dernek iletişim:

Adres: MÜLHEIMER STRASSE 232,

D-51469 BERGISCH GLADBACH

DEUTSCHLAND

Almanya: 00 49 2202 9790621 - 00 49 221 1703965 - 00 49 22 68089787
00 49 2202 2979827 - 00 49 172 89 25 460 - 00 49 177 57 82 584

Hollanda: 00 31 205 539777

Belçıka: 00 32484 544538

Fransa: 00 33648 124486

Danimarka: 00 45 751 23 674

Avustralya: 00 613 84003652

Türkiye: 00 90 364 494 2136 / 37

Fax: 00 49 2202 9790623 - 00 49 221 170 44 62
E-Mail: Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır ; Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

www.yaylacik.eu - www.yaylacik-gopsen.com

Hesap Numarası: SPARKASSE KÖLNBONN

HESAPNO/ KONTONUMMER: 1900087196

BLZ: 37050198

IBAN: DE08 3705 0198 1900 0871 96

SWIFT / BIC: COLSDE33

Duyurular

AÇIKLAMA ve ÖZÜR

AÇIKLAMA ve ÖZÜR

Değerli Üyelerimiz,

Hesaplarından aidatları çekilen arkadaşlarımızın da bildiği gibi, son iki aydır bazı sorunlar yaşanmaktadır. Bazılarımızın hesabından ikikez çekilip, tekrar geri ödeme yapılmış, bazı üyelerimize de geri iade edilmemiştir.

Bildiğiniz gibi, Avrupa Merkez Bankası ve bağlı tüm Alman Bankaları havale, çek ve para çekme işlemleriyle ilgili köklü değişiklikler yapmışlardır. Bu değişikliğe derneklerin aidatları çekme ve havale yollama işlemleri de dahildir. Bu nedenle bizim hesap işlemlerinde de değişiklikler olmuştur.

Bu işlemler yapılırken, sistem daha uyarlanmadığı için hatalar oluşmaktadır. Elimizde olmayan bu nedenlerden dolayı oluşan hatalar nedeniyle özür dileriz.

24.09.2013 Günü banka ile yaptığımız toplantı sonucu, banka hatalı olduklarını kabul etmiş ve bu eksikliklerin en kısa sürede giderileceğini, ayrıca dernek zarara uğramışşsa bunu karşılayacaklarını belirtmişlerdir. Üyelerimizden ve derneğimizden özür dilediler, bu özürü yazılı olarakta ileriki günlerde bize ulaştıracaklarını bildirdiler (mektup elimize ulaştığında sizlerle de paylaşılacaktır).

Oluşan bu hatadan dolayı üyelerimizin zarara uğramaması için elimizden geleni yapacağımızı bilmenizi isteriz. Tüm hesaplar kesinlik kazanınca, hangi üyelerimizden fazla aidat çekilmişse, onu gelecek ayın aidatıyla telafi edecegiz.

Yeniden özür diler, sabır, anlayış ve katkılarınızdan dolayı teşekkür ederiz...

Saygılarımızla!

Avrupa-GYDKD Yönetim Kurulu



KAHVALTIYA DAVET

Sample Image DAVETİYE  Sample Image

 

Avrupa Göpsenliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyelerine, Göpsenlilere ve Dostlarına hizmet sunmaya devam ediyor...

 

Hollanda-Amsterdam (26-27 Ocak 2013), Belçıka-Antwerpen (8-9 Mart 2013) ve Fransa-Lyon (18-20 Mayıs 2013) buluşmalarından sonra,

 

şimdide  16.06.2013 Pazar günü saat 10:30 da Köln'de ASMALI KONAK'ta (Keupstr. 44-46) kahvaltıda buluşuyoruz.

 

Gönlümüzde, yüreğimizde ve aklımızda geçenleri paylaşmak, dostlarımız ve sevdiklerimizle özlem gidermek, eksiklerimiz ve hatalarımız üzerinde konuşabilmek ve güzel işler yapabilmek, projeler üretmek için kahve bahane olsun, hoş bir sohbette buluşalım istedik.

 

Tüm dostlarımızın, sevdiklerimizin ve üyelerimizin davetli olduğunu bilmelerini ve bu buluşmaya katılarak, sevgi ve coşkularını katmalarını bekliyor ve diliyoruz.

 

Sevgili Dostlar,

Değerli Göpsenliler

Saygıdeğer Üyelerimiz

Sevgili Gençler ve Çocuklar,

Dostluk ve sevgi temelinde bir acı kahvemizi içmeye bekliyoruz.  Bu davetimize katılırak, paylaşım temelinde sevinçlerimizi, mutluluklarımızı, sıkıntılarımızı ve acılarımızı konuşma ve dertleşme fırsatı bulmamıza yardımcı olmuş olacaksınız.

 

Sizleri bekliyoruz.... ve kendi evinizde hissettiğiniz bir ortamda görüşmek üzere....

 

Saygılarımızla!

 

Avrupa-GYDKD Yönetim Kurulu



DUGUNUMUZ VAR Dilan ve mehmetin dügünü

YENİ YAZILAR
Sayın Hasan TÜZÜNER' in kaleme aldığı
"UZAKLARDA BİR KÖY"
ve
"YAYLACIK - DERNEK DENETİM -TOPLANTI - KATKI VE NİTELİK"
YAZILARI, KENDİ KÖŞESİNDE OKURLARIMIZA SUNULMUŞTUR...

Kendilerine verdiği emeklerden dolayı teşekkür eder, saygılarımızı sunarız!

SİTE YÖNETİMİ


Mehmet Özay' ın Kırkı

10.04.2001 Tarihinde hakka yürüyen
rahmetli Mehmet Özay’ın
(Tülay Sarımercan’ın amcası)

kırkının yemeği yedirilecektir.

Tarih:
 29.05.2011 Pazar günü saat 13:00

Yer:
 Avrupa Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF)
 Ezgi Center (50933 Köln, Stolberger Str. 317)

Tüm sevenleri  ve dostları davetlidir..

Saygılarımızla!

Ailesi ve yakınları adına: Tülay ve Hasan Sarımercan



Engelliler, Göpsen-Almanya İnsanlık Köprüsü ve Anma Yemeği nde Göpsen de (YAYLACIKta) Yeniden

Engelliler,  “Göpsen-Almanya İnsanlık Köprüsü” ve Anma  Yemeği’ nde Göpsen’ de (YAYLACIK’ta) Yeniden Buluşuyor!

Sample Image Sample Image Sample Image Sample Image Sample Image

“ Göpsen’ deki Engellilerle Almanya’daki Engellileri Buluşturma”  projesi ile başlattığımız etkinlikler çerçevesinde bu  yıl üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz buluşma ayrı bir önem taşımaktadır.

2009 Yılında gerçekleşen birinci buluşma, tanışma, kaynaşma ve sorunları konuşma ve karşılıklı küçük hediyelerin verilmesi şeklinde geçmiştir.

2010 Yılında gerçekleşen buluşmada ise, bir adım daha ileri gidilerek, gereksinim duyan engelli kardeşlerimize, Lebenshilfe Porz/ Köln ve onun bir kuruluşu olan WMB Rösrath’ ın katkılarıyla yürüme aleti, tekerlekli sandalyeler temin edilmiştir.

Bununla da yetinilmemiş, durumu yerinde tespit edilen ve eğitimine devam etmek isteyen bir genç kardeşimize de elektrikli ve benzinli bir engelli aracı temin etmek için büyük uğraşlar verilmişitr. Derneğimizin çağrıları, dernek üyemiz  ve köylümüz sevgili Yalçın Çevik kardeşimizin  yoğun çabaları sonucu,  Hollanda’da yaşayan ve ismini açıklamak istemeyen bir yardım severin bağışıyla araç satın alınmış ve engelli kardeşimize, dernek temsilcilerimizin, Çorum derneğimizin yöneticilerinin,  muhtarımızın ve basının da hazır bulunduğu törenle teslim edilmiştir.

Yine 2009 ve 2010 da Çorum’ da engellilere hizmet veren  ilgili kurum ve kuruluşlarla yapılan çalışmalara ve etkinliklere kendi engellilerimizde dahil edilmiştir. Yapılan görüşmelerle de, bu kurumların engellilerimize ve ailelerine sahip çıkmaları, onlara gereken desteğin ve hizmetin verilmesi için girişimlerde bulunulmuştur.

Üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz bu yılki buluşma 02.06.2011 tarihinde yine Göpsen’ de olacak. Çok sayıda  engelli misafirinde katılacağı buluşma, yukarda da belirttiğimiz gibi, iki yönüyle ayrıca önem taşımaktadır.
Birincisi, bu buluşmada verilecek yemek dolayısıyla, genç yaşta aramızdan ayrılan,  ailesini ve tüm Göpsenlileri derinden üzen rahmetli Şenol İçbudak’ı anmış olacağız. Eşi ve çocuklarının isteği üzerine verilecek bu yemeğin, onun ruhunu şad edeceğini,  hayırlara vesile olacağını, içerden ve dışardan gelen engelli ve engelsiz tüm katılanların, O’na bildikleri dillerde, rahmet okumalarını ve dua etmelerini sağlayacak. Kendisinin de bir yardımsever olduğunu bildiğimiz, kardeşimizi de bir kez daha  anmış olacağız. Bu nedenle, aileye bu duyarlılığından dolayı teşekkür eder, yaptıkları bu hayırın tanrı katında da kabul bulmasını diliyoruz.

İkincisi ise, uzun süredir engelli olan bir kardeşimizin toplum yaşamına kazandırılması, evi dışındaki günlük gereksinimlerini giderebilmesi ve ailesinin üzerindeki yükünün hafifletilmesi amacıyla Lebenshilfe Porz/ Köln ve onun bir kuruluşu olan WMB Rösrath  ve Sevgili Yalçın Çevik kardeşimizin büyük çabaları sonucu,  yine Hollanda’da yaşayan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir hayırseverin katkıları ve derneğimiz aracılığıyla temin edilen elektrikli aracın teslim edilmesidir. Dileğimiz, bu gibi katkı ve yardımların sürmesi ve gereksinim duyan insanların yardımına anında koşulmasıdır.

Bu buluşamın bir başka anlamı da, muhtarımızın iki yıl önce vurguladığı ve tanımladığı “Göpsen-Almanya İnsanlık Köprüsü” nün kurulmasıdır.

Bu gibi anlamlı ve insanı açıdan huzur verici duyarlılık ve paylaşımların verdiği iç rahatlığını, maddi ve manevi tadı oradaki herkesle paylaşmaya bekliyoruz. İnsan olarak, Göpsenli olarak, dernek üyesi olarak en önemlisi  duyarlı birer varlık olarak,  dostluğumuzu ve  sevgimizi birleştirip, acıların ve sıkıntıların azalmasına, mutluluk ve sevinçlerin çoğalmasına ortak olalım...

Gelin canlar, bunları birlikte yaşayalım, birlikte paylaşalım, birlikte neşelelim, birlikte hüzünlenelim...

İki haziran ikibin onbir de Göpsen’ de buluşmak dileğiyle....

GYDKD – Avrupa, YYDKD-Çorum, Yaylacık Köyü Muhtarlığı



Futbol Turnuvası ve Mangal Partisi


DUYURU

Değerli üyelerimiz, Değerli Göpsenliler ve Sevgili Dostlar,

Derneğimiz, sizlerin istek ve görüşleri doğrultusunda

“Futbol Turnuvası ve Mangal Partisi”

düzenlemiştir.

24.04.2011 Pazar günü yapılacak etkinlik saat 12:00 de

SC NORD
Rixdorfer Str. 56
51063 Köln (Mülheim)

adresindeki FUTBOL SAHASI’ında yapılacaktır.

İsteyen arkadaşlar takımlarını oluşturup (7 kişilik), 20.04.2011 tarihine kadar aşağıdaki telefon veya mail adresleri aracılığıyla dernek yönetimine bildirebilirler.

Organizyonun daha güzel olabilmesi için katılmak isteyen ailelerin önceden bilgi vermeleri rica olunur..

Ayrıca, bu organizasyona dernek üyesi olsun yada olmasın tüm dostlarımızın davet edilmesi, katılımın sağlanması için destek verilmesi, herkesin çaba harcaması ve sevdiklerimizin bilgilendirmesinin bir görev sorumluluğunda yapılması gerekliliğine inanmaktayız.

Vereğiniz destek, alacağınız görev ve katkılarınızdan dolayı  teşekkür ederiz.

Turnuvada görüşmek dileğiyle.... Saygılarımızla!

GYDKD – AVRUPA Yönetim Kurulu

Göpsenliler (YAYLACIKLILAR) Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği 
                  (Kulturverein zur Solidarisierung mit den Menschen aus Göpsen e.V.)

ADRES:    D- 51469 Bergisch Gladbach, Mülheimer Str. 232       

TEL.:  00 49 2202 97 90 621  - 00 49 221 17 03 965  - 00 49 221 680 89 787
          00 49 172 24 54 129 - 00 49 172 89 25 460 - 00 49 177 57 82 584

FAX:   00 49 2202 9790623 - 00 49 221 170 44 62
@ :    site@yaylacik-gopsen.com; gopsenli@hotmail.de;  gopsenli@gmx.de

         www.yaylacik.eu - www.yaylacik.dewww.yaylacik.nl - www.gopson.com 

                               www.yaylacik-gopsen.com  

 



Antwerpen Toplantısı

ANTWERPEN (BELÇIKA) TOPLANTISI

Değerli Arkadaşlar,
Sevgili Dostlar,
Daha önce (18.10.2010 tarihli) mektubuzda da belirtiğimiz gibi, derneğimizin çalışmaları  ve geleceği hakkında çalışmalar yapmak amacıyla iki tane bölgesel toplantının yapılacağını belirtmiştik.
Bunlardan birincisi, 13 Kasım 2010’ da Brilon’da gerçekleştirildi. İkinicisinin de Belçıka’daki temsilcilerimiz, üyelerimiz ve arkadaşlarla yapılan görüşme sonucu tarihi kararlatırıldı. Bu toplantının
27 Şubat 2011 tarihinde saat 12:00 te Antwerpen’de
yapılması uygun görüldü.
Burada yapılacak bu toplantının, daha verimli geçmesi ve doğru kararların alınabilmesi için
 o çevredeki üyelerimizin, köylülerimizin ve dostlarımızın tümünün katılması beklentimizdir.
Bu toplantılara katılarak, kendi düşünce ve görüşlerinizi toplumla paylaşacak, kararlara yön verecek ve derneğimizin geleceği hakkında söz sahibi olacaksınız.
Yapılacak bölgesel toplantılara, dernek üyesi olsun olmasın, çocuklarımız, gençlerimiz, yaşlılarımız, köyümüz, köylülerimiz ve dostlarımız hakkında söyleyecek sözü olan herkes katılmalı ve düşüncelerini, beklentilerini ve eleştirilerini bizlerle paylaşabilmelidir...
Katılmak isteyenlerin, organizasyona yardımcı olmaları açısından, kaç kişi ile katılacaklarını aşağıdaki telefonlardan birine bildirmeleri (ya da yanıt olarak E- MAIL yazmaları) rica olunur

Saygılarımızla!

Avrupa-GYDKD Yön. Kur.

Organize: Bursal Mercan, Besin Özşahin (Tel.: 0032 477 511090 – 00 32 32 383946 / 0032 477 661399 . 0032 32303633 / yada derneğimizini irtibat telefonlarından - aşağıdaki telefon numaralarından) birini arayabilirsiniz....
___________________________________________________________________

Göpsenliler (YAYLACIKLILAR) Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneği
(Kulturverein zur Solidarisierung mit den Menschen aus Göpsen e.V.)

ADRES:    D- 51469 Bergisch Gladbach, Mülheimer Str. 232       

TEL.:
  00 49 2202 97 90 621 - 00 49 221 17 03 - 00 49 221 680 89 787
            00 49 172 24 54 129 - 00 49 172 89 25 460 - 00 49 177 57 82 584

FAX:   00 49 2202 9790623 - 00 49 221 170 44 62
@ :    site@yaylacik-gopsen.com; gopsenli@hotmail.deBu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
www.yaylacik.eu
- www.yaylacik.dewww.yaylacik.nl - www.gopson.com
                        www.yaylacik-gopsen.com



DUYURU / RESUL ARSLAN - ISTANBUL DUYURU / RESUL ARSLAN - ISTANBUL

İstanbul Üniversitesi Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı, 12 yaş altı işitme problemi olan, maddi durumu kötü, hiçbir sağlık güvencesi olmayan fakir çocukların tüm tedavi masrafları ve kullandıkları işitme cihazının ücretsiz karşılanacağına dair açıklamada bulunmuştur.
İhtiyaç sahipleri bağlantı kurarlarsa geçerlilik koşullarını araştırabilirim...

Resul Arslan / Istanbul
resul_arslan@mynet.com


Bilgi Değişimi-Dernek-Planlama

Bilgi Değişimi-Dernek-Planlama

 

Değerli Üyelerimiz,

Sevgili Göpsenliler, Değerli Dostlarımız,

 Derneğimizin geleceği ve yapacaklarımız hakkında kendimizi sorguladığımızda pekte iyi bir yerlere gelemediğimizi anlayabiliyoruz. Bu sorgulamayı, biz yöneticilerle birlikte, sevgili üylerimizin, Göpsenlilerin ve bugüne kadar yakınımızda olan değerli dostlarımızın da  yapmaları gerektiğine inanıyoruz.

Derneğimizin kalıcılığı ve geleceği için bu sorgulamanın yüksek sesle yapılmasının ve bununda üyelerimiz ve yönetimle paylaşılması gerektiği kanısındayız. Buna olanak sağlamak için, bu yıl sonuna kadar, biri Brilon (ALMANYA) diğeri Antwerpen (BELÇIKA) olmak üzere iki tane bölgesel toplantı yapmak istiyoruz.

Bu toplantılarda, „derneğimizin geldiği yer, yapamadıklarımız, çalışma sistemimiz, yönetim-denetim-disiplin-danışma ve diğer kurumlardaki aksaklıklar,  yapmak istediklerimiz, gençlerimizin ve kadınlarımızın aktif rollleri, program, tüzük, genel kurul“ konuları (ve ayrıca katılımcıların görüşleri) üzerinde konuşulacak, görüşler ve öneriler toplanacak, derneğimize yeni bir yol haritası çıkarılacaktır. (BİLGİ NOTU: Ayrıca bu mektup internet üzerinden de tartışmaya açılacak, katkı sunmak isteyenler tarafından konunun tartışılması sağlanacaktır).

 



ikinci özürlüleri bulusturma günü Dernegimizin destek ve katki sundugu Muhtarligimizin ve corum dernegimizin organize ettigi bulusma günü 06.06.2010 Pazar günü yapilacak. WMB Yetkilileri  (Almanya Rösrath`taÖzürlülere Barinma va Egitim sunan kurum )da Tekerlikli sandalye, yürüme aleti ve degisik hediyelerle  katkida bulunacaklarir. Ayrica gecen yil yaptiklari ziyarette cok menun olduklarini ve yeniden biraraya gelmek istediklerini Baskanimiz sayin İsmail Özşahine bildirmişlerdir. Bu vesile ile Başkanımız Çorum dernek basşkanımız sayın Niyazi Özmercan vede Köyümüz muhtarı Sayın Hüseyin Özsoyla irtibata geçerek gerekli organizasyonu yapmışlardır.
Köylülerimizin kendisini yanlız bırakmayacagını umut ediyor bu gezininde köyümüz ve köylülerimiz vede özürlülerimiz için bir umut ışığı olmasını temenni ediyoruz

GYYDK  Köln

ÖRGÜTLÜLÜK / İsmail Özşahin

AÇIKLAMA ve DUYURU

Köln, 09.05.2010

 Sample Image

Değerli Üyeler,
Sevgili Göpsenliler,

Üzülerekte olsa, son zamanda yaşamakta olduğumuz ve mahküm bırakıldığımız „DUYARSIZLIĞI, İLETİŞİMSİZLİĞİ, BANA NE'CİLİĞİ, SORUMSUZLUĞU hatta VURDUM DUYMAZLIĞI“ sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Değişik zamanlarda (yani sıkıntıların olmadığı herşeyin yolunda sanıldığı zaman) paylaşımdan, dayanışmadan, yoldaşlıktan, kardeşlikten, barıştan, mücadeleden, emekten, acılarlardan, siyasetten, kurtuluştan ve nice şeylerden söz ederek, kendilerinin bu mücadelerde var olduklarını, iyinin, güzelin ve doğrunun sürekli destekçisi olacaklarını, kötünün, yalanın, talanın ve sömürün karşısında ve takipçisi olacaklarını yineleyen bizler, üyelerimiz, Göpsenliler, dostlarımız ve sevenlerimiz ne yazıkki sınıfta kalmıştır. Hani hep diyorduk ya; „acılar ve sıkıntılar paylaşıldıkça azalırlar, sevinçler ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalırlar“ ne yazikki bunu da yapamadık, bunu bile başaramadık….

Birliktelikten, dayanışmadan, paylaşımdan, … söz ettik, bölündük, parçalandık, azaldık ve güçsüzleştik… Bunuda başaramadık….

Eğitimden, okuldan, sağlıktan, başarıdan ve gelecekten, … söz ettik, birlikte çözebileceğimiz sorunları konuştuk, gelecek için umuttan söz ettik; olmadı „umutlarımıza“ kurşun yağdırdık….

Çocuklarımızdan, gençlerimizden, kadınlarımızdan ve onların özgür, güvenilir, sağlıklı geleceklerinden söz ettik; onların bir araya gelmemesi için sorunlar ürettik.

Dernek, dayanışma, güçbirliği dedik, o amaçla başımızı yola koyduk, sonunda „böl,parçala yönet“ oyununa kurban gittik.

Köyümüz, köylümüz, … dedik, onları da boylarına ve ceplerine göre gruplara ayırdık, yenilen yemeklerin kalitelerine göre isimlendirdik…

Bunların hiçbiri de yetmedi, düğün, cenaze ve kurbanlarımızı da sınıflandırdık. Ya kimimiz, o daha önce milletin efendisi olan „köylümüzü“ artık kendimizden saymıyoruz, ya da boyuna ve cebine göre önem grubuna yakıştırıyoruz. Bunu artık cenazelerimizde ve kurbanlarımız da da yapmaya başladık ve sonucununda nereye gideceğini tahmin edelim artık… Başkasının yıllarca beceremediğini kendimiz yapıyoruz.

Sonuncusuda (daha birçok neden var ama…) herşeye rağmen aramızdaki iletişimsizlik, yüzyüze ve gözgöze konuşamama, bugünkü teknolojiyi bu amaçla kullanamama ayıbımızdır. (Eğer bunu çocuklarımız aracılığı ile de kullanamıyorsak o da ayrı bir iletişimsizlik ayıbı sayılmalıdır.)

Bu sonuca nereden mi vardık, diye sorarsanız size kısaca birkaç örnek:

1.    Seksenli yıllardan sonra köyümüzdeki yıkım, talan, göç, emeğe ve toprağa hor bakma…

2.    Son yirmi yıllık köyümüzdeki muhtarlık seçimleri ve sonuçları…

3.    Derneklerimizin (Avrupa-Avustralya-Çorum) kuruluşları ve sonrası yaşanılanlar…

4.    Bunca yaşananlara nazaran, emekçilerin ve yoksul köylülerin alınterleriyle meydana gelen okul, sağlıkocağı, cemevi, morg, yollar, çeşmeler, internet,… vs bunların nasıl kullanıldığı…

5.    Son birkaç yıldır derneğimizin sitesi herkes tarafından bilinmesine karşın, ölülerimize ve ölü yakınlarına yönelik yazılan mesajlar

6.    Düğünlerimizin sitemizde yayınladığımız halde aynı yerlerde, aynı günlere denk getirilerek, insanlarımızın bir araya gelmesini önleme çabaları, yada birbirini önemsememe duyguları, dernek ve köy sitesinin takip edilmemesi gereken çönemin verilmemiş olması…

7.    Eğitime katkı maçlı yapılan gecelere, dernek toplantılarına, köyümüz ya da köylümüze yönelik etkinliklere katılmama, önemsememe…

Bunları kendinize göre çoğaltabilirsiniz… Ama hiç kimse, sitede „iki düğünün aynı güne denk geldiği haberine“ bakarak, „bundan birşey yok, olur böyle şeyler“ diyerek işin içinden çıkmaya kalmasın…. Aslında sorun tam da burada…. Bu Göpsenlilerin ve dernek üyelerimizin o kadar da örgütlü olmadıklarını, hatta örgütlülüğe inanmadıklarını gösterir.

Unutmayalımki, varlığımız ve gücümüz ne olursa olsun kişi olarak herbirimiz yalnızız, hatta bazende yapa-yalnızızdır. Ama hepimiz bir araya geldiğimiz de, orada „BİZ“ oluruz, sesimizin ve gücümüzün birleşmesi ile „yalçın dağlara“ „çılgın nehirlere“ hatta „denizlere“ benzeriz.

İşte bu bu yüzden diyoruzki, „kolay yem olmamak, zalime boyun eğmemek, kula kulluk etmemek, namerde muhtaç olmamak“ için „insanlık onurumuzla“ hep birlikte, herzaman ve sonsuza dek yaşayabilmek için, birlik olalım, örgütlü olalım, gücümüze ,inanıp güvenelim…

Daha güçlü, örgütlü ve mutlu yarınlar için gelin „elele“…

Saygılaımızla!

GYDKD Yönetim Kurulu Adına

İsmail Özşahin

(Bşk)



"KOÇERO" olmak ya da "KOÇERO"lar yaratmak

"KOÇERO" olmak ya da "KOÇERO"lar yaratmak

Koçereo Destanı“ nı ya da öyküsünü birçoğumuz ya dinlemiştir ya da okumuştur. Bu destan ve öykülere göre herkesin kendine göre bir „Koçero“su vardır: Bu „Koçero“ kimi zaman yiğit, korkusuz, tavizsiz, hak arayan, haksızlığa boyun eğmeyen, bir kahraman hatta „başkaldırıdır“.
Kimi zaman yoksulun yanında yer alan, onun durumuna üzülen ve yoksulluğun son bulması için dağa çıkandır
Kimine göre de hak, eşitlik ve adalet için savaşan bir yüce kahramandır

Kimine göre de eşkiya, vatan haini, çapulcu…vs. olur.



Koyden Haber var  Sevgili Göpsenliler vede Göpsen dostları;Niyazi Özmercan Yönetimindeki” Yaylacıklılar yardımlaşma ve dayanışma derneği ‘ Yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla uyumlu bir şekilde hizmette sınır tanımıyorlar.Son olarak Demircibabaya vede aşağıdaki çeşmenin düzlüğüne çınar ağaçları vede çam diktiklerini demircibabaya çok geniş yol yaptıklarını dikilen çam ağaçları vede çınar ağaçlarının başkan Niyazi Özmercan tarafından karşılandığını öğrenmiş bulunuyoruz. Bu vesile ile kendisine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Umarız başkanın bu çabası tüm köylülerimize örnek teşkil eder.Ayrıca köyümüzdeki eski köy ilkokulunun  köy tüzel  kişiliğine alınması eğlence vede mesire alanına çevrilmesi için vali ile görüşmelerin devam ettiğini bu ve buna benzer haberlerin yeni açılan sitelerinde www.gopsen.com adresinde takip edilebileceğini duyurmuşlardır.www.yaylacık-gopsen.com site yönetimi olarak kendilerine teşekkür eder çalışmalarının daim olmasını temenni ederiz. Site Yönetimi

TEŞEKKÜRLER (!?)

  DUYARLILIĞINIZ (!?) İÇİN TEŞEKKÜRLER!

Bildiğiniz gibi, derneğimiz 20 Şubat 2010 tarihinde Köln’de “eğitime destek” amaçlı bir gece düzenledi, bu geceden elde edilecek gelirin tümü, üniversiteli kardeşlerimize ve özürlülerimize verilecekti.

 

Ne acıdır ki, sadece amacından dolayı gereken katılım sağlanamadı.... Bu gibi etkinliklere GÖPSENLİLER ve dostlarımız gereken duyarlılığı göstermediler ve önemsemediler, bu duyarlılıktan dolayı(!?) TEŞEKKÜRLER!!!!!!!!.



RESIMLER  Değerli Yaylacıklılar
05 Mart 2010 tarihinde köyümüz Göpsende gerçekleştirilen CEM ERKANINA ait resimler sitemizin Resiler menüsünden yayına sunulmuştur.
Resimleri beğeneceğinizi umut ediyor iyi eğlenceler diliyoruz.....

SİTE YÖNETİMİ

Göpsende Cem Erkanı  Değerli yaylacıklılar vede Yaylacıklı dostalarına önemle duyurulur.
05 Mart 2010 tarihinde köyümüzde Birlik cemi yapılacaktır.
Yer: Yaylacik köyü cemevi
Hareket yeri: Corum Alevi Kültür Merkezi önü
Hareket saati: 18:30

Köye topluca otobüs ile hareket edilecektir. Bu vesile ile tüm yaylacıklılar vede yaylacıklı dostları davetlimizdir.

Bu anlamlı günde köylülerimizin birlik ve beraberliğimize katkı yapmalarını önemle rica ediyoruz .
Birlik ve beraberkliğimizin daim olması dileklerimizle...
Tertip Komitesi adına:

Kazım Özerdogan Göktaş Uzuner


Başkan İsmail Özşahin'in Gece Konuşması

Değerli Konuklar,
 Sevgili Göpsenliler ve Değerli Üyeler,

Avrupanın çeşitli ülkelerinden ve Türkiye’den gelerek bizleri onurlandıran siz değerli konuklarımıza, sesleri ve sanatları ile destek veren değerli arkadaşlarımıza, bu gecenin hazırlanmasında emek sarfeden  sevgili arkadaşlarımıza, kısaca burada olan herkese hoş geldiniz diyor, katılım ve destek için herkese teşekkür ediyorum.

Sevgili Konuklar,
Avrupa - Göpsenliler Yardımlaşma ve Dayanışma Kültür Derneğimiz, 2004 yılında yine siz değerli dostlarımızın ve Göpsenlilerin çabaları ve katılımı ile kurulmuştur. O günden bugüne, Çorum ve Avustralya’daki Göpsenlilerde kendi aralarında dernekler kurdular , daha örgütlü, daha katılımcı ve daha güçlü bir şekilde insanlarımıza ve köyümüze hizmet etme yarışına girdiler. Bu yarışta görev alan herkese huzurlarınıda birkez daha teşekkür ederim.





Geleneksel Dayanışma ve Paylaşım Gecesi

GÖPSENLİLER
"GELENEKSEL DAYANIŞMA ve PAYLAŞIM GECESİ'NDE"
BULUŞUYOR!

YER: Bürgerhaus Kalk
Kalk-Mülheimer Str. 58
D-51105 Köln
TARİH: 20.02.2010
AVRUPA'daki tüm GÖPSENLİLER, DOSTLARIMIZ, HALK MÜZİĞİNE GÖNÜL VERENLER
ve
EĞİTİME KATKI VERMEK İSTEYEN, DUYARLI HERKES DAVETLİDİR!
GYDKD – AVRUPA

NOT:
Geceden elde edilecek gelirin tümü, gen
çlerin ve özürlülerin eğitimine katkı
amaçlı harcanacaktır!



Kaybettiklerimiz

Sanal Mezarlık

Ziyaretçi Defteri

Son Yazılan Mesaj
yaylacik-gopsen
DUYURU: 
Köylümüz saadet kara
Ziyaretçi Defteri - Görüşleriniz bizim için değerlidir...

Arama

Üye Girişi

Üye Girişi